Balığın Karnı

“Kendisini (büyük bir) balık yuttu.Doğrusu o (bundan önce) kınanacak bir iş yapmıştı.”(Sâffât Sûresi, 142) Dedemin mezarındaki çiçekleri çaldılar. Hava karanlıktı.

Gösteri Toplumu Tımarhanesi

Önceki bölümden: (Görünmeyenler Dünyasındaki birbirinden acı hikâyelere şahitlik eden yolcularımız, yolculuğun bu aşamasında enerjilerinin büyük bir kısmını yitirmişlerdi. Acıların sessizliği

Çünkü Kötülük Gözlerden Bulaşır

İki gün önce çamurlu yağan yağmurun mağaza vitrininde bıraktığı, hiyeroglifleri andıran izlere baktı. Kahve telvesine de benzeyen puantiyeli lekelerin ona

Kuruntu Durağı

07.04 Yine kötü bir gün. Durağa geleli iki ya da üç dakika oldu. Tahminlerime ve sevimsiz bir arayüze sahip mobil

Sağır!

Dalından kopan elma çiçeği, bir tüy gibi boşlukta salınarak yere kondu. Yedinci katın balkonundan bakan dilsiz bir çocuk sevinçle el

H. G. Wells’in de dediği gibi

Uyanır uyanmaz elim doğruca telefonuma gider. Tebessümle şifresiz kilit ekranını kaydırır, bir süre duvar kâğıdımın güzelliğini seyre dalarım. Ardından yastığımı

Kuyu

“Çocuk, babasının sırrıdır.” Yandım! Annemin kuyudan çekip testiye doldurduğu suyu, doya doya içtikten sonra başıma döktüm. Dedem Yürek Yakub, uzakta,

Nefis Terbiyesi

Bundan kırk küsur sene evvel, askerden yeni gelmiş, henüz bir iş tutmamış, evlenmemiştim… Arkadaşlarla -bir iki gündür gidip geldiğim- mahallenin

Görünmeyenlerin Dünyası

Önceki bölümden: (Turan’ın kıraathanesinde toplanan çocukluk arkadaşlarının Sefa’nın gelişiyle bölünen muhabbetleri, bilinmez bir yolculuğa doğru yol alan yürüyüşün ilk basamağıydı.

Viyanadan Dönmeyen Türk

“Cân-ı cânân-ı güzîn aşkınaSer-î serdâr-ı azîm aşkınaHayy’dır Allah!” Daldı Mihail. Daldı yine derinlere. Hangi gazavâtı dinlerken dalıp gitmedi ki uzaklara…

Bağırmak Korkusu

Bazen evim küçülüyor. Ben de evimle beraber küçülüyorum bazen. Küçücük oluyorum ama sığamıyorum içine, çıkamıyorum da içinden, sıkışıyorum. Bazen herkesin

Müsaade

Sessizce duruyorlar. Hiç kimseye acımamışlar gibi. Acımasız insanlar sessiz kalır derlerdi. Doğruymuş. Sanki bunların hiçbirini onlar yapmamış. Bir de çok

Modern Zaman Simülasyonuna Giriş

“1970’li yıllar, mahalle kıraathanesi” Turan’ın Kıraathanesinde kalabalık azalmış, geriye kalan masalarda son çaylar içilmekteydi. Turan kalan masaların uğultularına aldırmadan ışıkları

Vuslat Ablanın Çiçekleri

Küçük bir sokağımız var. Sokağımızda farklı ve canlı renklerde boyanmış, az katlı apartmanlar mevcut. Bazılarının rengi solmuş, bazılarının yer yer