Uzletten İzolasyona, Çilehaneden Karantinaya

Bir çılgınlık, diyorum, bir çılgınlık yapmak gerek. Topluyorum tüm cesaretimi. Aklıma mukayyet ol ya Rabbi! Ne yapmalı? En son ne

Çiçekli Gelinlik

“Çiçekli gelinlik” dedi, Mahsun kendi kendine. Ormanların ve dağların içinde kalan bu tepe, tersine dönmüş bir huniye benziyordu. Zirvesindeki kaya

Kuklalar Bahçesi

“İçe dökülen şaşkın avuntularda yürümekKuklalar bahçesi, karanfil kâğıtlar, çelişkiler sepetiHer şey nasılsa ayrılır zamanın uçurtmasıyla”Sinem Çağlancı / Zamanın Uçurtması Komşusu

İmdat!

Asâ düştü. Uzun zamandır uykuda olan çoban duyduğu “İmdaaat!” çığlığıyla gözlerini açtı ve yerde, yanı başında duran asâsını gördü. Elini

24 Saatten Uzun Bir Gün

Ben, ünlü bir yazar değilim. Yazar mıyım, ondan da emin değilim. Yazarım yazmasına da yazdıklarım beni yazar yapar mı? Eh,

Gri Bulutlu Bisküvi

Uyanır uyanmaz yatağın altına baktım. Sonra güldüm kendime. Her sabah aynı şey, diye kızdım, onlar sana ait değil. Çay koydum,

Buruşuk

Bu şey artık canımı çok sıkmaya başladı. Buradan, bu kokudan, bu düşüncelerden de bunaldım. Aynı karanlık, aynı oda, aynı his.

Solan Gerçeklik

Havalar ısınmış, günün güneşli saatlerinde balkonu kullanma zamanı gelmişti. Güneşin henüz yakmayan ama ısıtan ışıkları, mutlaka bir şeylerin suretine bürünen

Minarelerde Güvercinler

Uykunun en tatlı anında sıcak yatağı bırakıp, uyanmak ne de zor! Hele de kış aylarında bir türlü ısınmayan evin kör olası odasında.

Paranoyak

On iki… On üç… On dör… yok, o sayılmaz. Melamin kapının altına vuran karartılar bazen yanıltıcı. Temizlik arabaları da tıpkı

Kırmızı

“Bir varmış, hiç yokmuş. Ahir zamanın birinde kırmızı hariç bütün renkler dünyayı terk etmişler. Siyah ve beyaz da hariç ama

Kendine Yakalanmak

Bu hikâye, Edebifikir Akademi öğrencileri tarafından ortaklaşa yazılmıştır. *** Gözlerini açtığında kendini metroda buldu ve koltuklar bomboştu. Sağına soluna baktı

Bir Masanın Veda Mektubu

Sevgili Okur… Küçücük bir tohumdum. Filizlenip toprağı yararak başımı güneşe göstermiştim. Yaşadığım orman bol yağmur aldığı için köklerimi iyice toprağa

Mutsuzlar Şifâhânesi

İki tarafı ağaçlarla dolu toprak bir yoldan yürüyorum. Arkamda, dağınık ve seri adımlarla ilerlemekte olan bir kalabalık dikkatimi çekiyor. Aynı