Muhalif Olmanın Özünde Hz. İbrahim’ce Düşünmek

Muhalif Olmak dosyamızın ikinci yazısını Sinem Çağlancı yazdı: “Muhalif Olmanın Özünde Hz. İbrahim’ce Düşünmek” *** Muhalif kelimesi, “h-l-f” kökünden türemiş

İnandırmak Bir Bulutu Yalnızlığına

Züleyha değildir her kadın ama tüm kadınlar benzer züleyha’ya böyle bir mirastır bu yusuf vakit varken topla kalbini çek sandalyeyi

zeytin ağaçları için

“hadi yine sen savaş sen kurtar onurumuzu filistin” hepimizin yerine bir pazar kahvaltısında dünya çizgi filmlerini ağırlarken masaya tüm çocukları

bazen bir dalga

ekrana dalgın bakan çocuklar ve sade bir dost arayan hayat siz kapıyı vurmadan girin cinnete ve istiridyenin kalbine sonra tıkanmış

Nurettin Topçu’yu Niçin Okumalıyız?

Dosyamızın ikinci yazısını Sinem Çağlancı kaleme aldı: Nurettin Topçu’yu Niçin Okumalıyız? *** Kitap; karanlığın ortasında bir fener yakmamızı sağlayan, kalbimizin

çağrıyı duyar gibi

biz birçok kez çağrıldık birçok kez düşsel bir boşlukta yaşamın ve ölümün bağlandığı bir noktadan acıya ve bir çiçeğin susuzluğuna

Son Kibrit için Ağıt

Bir yığın odun bir yığın odunla tut ki tüm arzu dolu göz kapakların ardında Herkes bir ihtimale çivilenir -bunu bil-

Bir Parça Bulut

Rüzgârdım bir zamantüm donuk mutlulukların çardağındarengini yağmur ve güle sunanve karanlığı durmadan dağıtanyerin en dibinde sessizce yağan telaştaatıldım saflıktan, yasalardan

Serbest “Bekle”yiş Etkisi

Modern çağın getirisi olarak medyatik ve sanal sistemler sayesinde kulak ardı edilmeye çalışılan bir kelimedir bence “beklemek”. Eğer insan, hızlı

bahar karışıklığı

1. bu bilinmeyenden gelen bilinmeyen sesimleyarını bekleyemembir çiçek açsın artık kalbin gök pergeliylebedeni olmayan umuda, kelimesi kalmamış pencereyebir çiçek, yıldız

Ağlamak Gibi

Duvarlarımı ör benim, gün yarılamadan Renklere son veren sağanaklardan Cinnet ve delilik püskürtüp Cümle kavgaları dindiren mevsimlerden Ör duvarlarımı yürümeyeyim

Zamanın Uçurtması

Sıkışmış anahtar deliğine kedinin gözleriBir kedi, ölümün ve yaşamın arzusundan doğan Var olmak için suyun boşluğundaFilizlenen ve kemiren soruların arasındanSessiz

Paranoyak

On iki… On üç… On dör… yok, o sayılmaz. Melamin kapının altına vuran karartılar bazen yanıltıcı. Temizlik arabaları da tıpkı

bir salkım ümit

“ah, kalbin bulut bulut akan sesi.”edip cansever gün ışığı incecik sızdığında tavan arasınatuttum mahzen renkli zarı bir rüyaya yordumgörsen bir