Simit
Ömürden bir yıl daha sessizce çekilip gidiyor. İnsan fark etmeden eksiliyor. Yaratılış gayesinden uzak dünyevi meşguliyetlerin altında biraz daha eğiliyor
Sâdık Hidâyet’in Kör Baykuş adlı eseri, “Hayatta yaralar vardır; ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlık içinde yiyip kemiren yaralar,”
Kadim zamanlardan Sanayi İnkılabına kadar filozoflar, hiç işleri yokmuş gibi aşkı tanımlamaya gayret etmişler. Platon aşk için ciddi bir akıl
20 Ekim 2025 Pazartesi İki alem arasında kalmış gibiyim. Ne bütünüyle varlık âlemindeyim, ne de mana âlemine geçebiliyorum. Hayatın anlamını
30.09.2025 Bu sonbaharın hikâyesi böyle başlamamıştı oysa ki… “Her şey birden bire oldu.” Orhan Veli böyle diyor ya, ben de
“Bir yazarın ilk yapması gereken, her şeyi hatırlarken anılarını yazmaktır.” (Gabriel Garcia Marquez) Dedem bazen aynı hikayeyi gün içinde üç
“doğduğum topraklarda kalsaydım âlim olurdum. bu topraklar bana şiir söyletti.” mevlânâ celâleddîn rûmî’nin mesnevî’si, hakikatin izini süren gönüller için mânevî
Ferdi Bey Efkârlı bir Eylül sabahı… Kalan ömrümü, geçen ömrümden daha iyi bir hale getirmek için atmam gereken fakat bir
Tasavvuf Konulu Romanlar dosyamızın dokuzuncu yazısını Yunus Emre Güçlü yazdı: “Fukaranın Yolu: Gariplerin Kitabı” *** 1979 yılında kaleme alınan Gariplerin