Bir Yıldızın Sönüşü

Gözlerini açtı. Bir yolda yürüyordu. Üzerindeki uzun paltosuyla hızla ilerliyordu. Nereye gittiğini biliyordu. Bir eve girdi. Aynı koku, gerçekliğin küflü

Nefaset Konakları

Nisan ayının 5’iydi. O sene yaşanacak olan son 5 Nisan’dı ama kimse bunun farkında gibi görünmüyordu. Özellikle de kediler. Çimenlerin

Simit

Ömürden bir yıl daha sessizce çekilip gidiyor. İnsan fark etmeden eksiliyor. Yaratılış gayesinden uzak dünyevi meşguliyetlerin altında biraz daha eğiliyor

Kelepir

Uyumak her zaman kendine dönmektir. Sıcak yaz akşamları başımı serin yastığa gömer öylece yatardım. Uyku kendiliğinden ufak dalgalarla, fark ettirmeden

Sâdık Hidâyet’in Kör Baykuş’u

Sâdık Hidâyet’in Kör Baykuş adlı eseri, “Hayatta yaralar vardır; ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlık içinde yiyip kemiren yaralar,”

Taşınmak

Ev sahibiyle arası iyi olan nadir kiracılardandım. Sekiz yılı doldurduk ne bir gerginlik yaşadık ne de çatışma. Tabii, ben kiramı

Kusursuz Aşk Yoktur

Kadim zamanlardan Sanayi İnkılabına kadar filozoflar, hiç işleri yokmuş gibi aşkı tanımlamaya gayret etmişler. Platon aşk için ciddi bir akıl

Dünyada Rahatlık Var mıdır?

20 Ekim 2025 Pazartesi İki alem arasında kalmış gibiyim. Ne bütünüyle varlık âlemindeyim, ne de mana âlemine geçebiliyorum. Hayatın anlamını

Her Şey Birdenbire Oldu

30.09.2025 Bu sonbaharın hikâyesi böyle başlamamıştı oysa ki… “Her şey birden bire oldu.” Orhan Veli böyle diyor ya, ben de

Anı Koleksiyoncusu

“Bir yazarın ilk yapması gereken, her şeyi hatırlarken anılarını yazmaktır.” (Gabriel Garcia Marquez)  Dedem bazen aynı hikayeyi gün içinde üç

Göç

Çatı katındaki sandığı ilk kez açtığımda, on yedi yaşındaydım. Sandığın kapağını açar açmaz, yayılan naftalin kokusu tüm odayı sarmıştı. Annemle,

9 Temmuz

Çayın buharı, pencerenin camına değdiği anda silinip gidiyordu, tıpkı yaşanan anların da hafıza da kalmayıp silinmesi gibi. Ama içimdeki buğu

mesnevî’den hikâyeler

“doğduğum topraklarda kalsaydım âlim olurdum. bu topraklar bana şiir söyletti.” mevlânâ celâleddîn rûmî’nin mesnevî’si, hakikatin izini süren gönüller için mânevî

B a t ı k

Akşam kızıllığı. Göz alıcı bir parıltı. Suyun yüzeyinde sanki binlerce mücevher. Kıyıdan uzakta aldatıcı bir sakinlik, denizden karaya doğru esen