B a t ı k
Akşam kızıllığı. Göz alıcı bir parıltı. Suyun yüzeyinde sanki binlerce mücevher. Kıyıdan uzakta aldatıcı bir sakinlik, denizden karaya doğru esen
Ferdi Bey Efkârlı bir Eylül sabahı… Kalan ömrümü, geçen ömrümden daha iyi bir hale getirmek için atmam gereken fakat bir
Tasavvuf Konulu Romanlar dosyamızın dokuzuncu yazısını Yunus Emre Güçlü yazdı: “Fukaranın Yolu: Gariplerin Kitabı” *** 1979 yılında kaleme alınan Gariplerin
Akdeniz’in etrafında şekillenen kadim dünya, sayısız fikirlere ve hikâyelere ev sahipliği yapar. Bu fikirlerin tarihi eski çağlardan modern zamanlara uzanan
(Mart ayının son, Nisan’ın ilk günleri, iki bin yirmi dört) İnsanın, hastanede olunca, istemsiz olarak hayata daha fazla anlam yüklemeye
Yazıya bu başlığı seçişimin sebebi hafta sonu gördüğüm bir manzara… Ankara Ulus’ta Anafartalar caddesinden yukarı doğru çıkarken; Zafer Abidesi’nin etrafının
Zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamadığım bir cuma akşamı, üzerime örtülegelmiş yorgunluk yorganını aralayıp hergün ekseriyetle yerine getirdiğim rutinimden kaçmak istedim.
Öğrendik dünyayı gittin gideli Ahirete ömrüm intizar oldu Hasreti vuslata bağlamak nasıl Kavuşmaya ahım bergüzar oldu Derdi raptederdim ahu gönlüne
İnternette dolaşırken, telefonla konuşurken veya sadece bir arkadaşınıza komik bir video gönderirken, arka planda neler olup bittiğini hiç merak ettiniz
Z Kuşağı, dünya genelinde toplumları etkileyen dinamik ve dönüştürücü bir gücü temsil ediyor. Türkiye’de ise bu kuşak, kültürel normları ve
Masal, aç bir tırtılın kendini doyurmak için besin arayışı ile başlar ve bu arayış masal boyunca sürer. Masaldaki aç tırtıldan
Yaşadığımız evrende hemen her şeyi bir bedel ödeyerek alıyoruz. Aldığımız enerjinin bedelini yine enerjiyle ödüyoruz da denilebilir. İnsan bu kadar
Polonyalı yönetmen diye başlar hakkında yazılan makaleler, onun filmleri ülkesinin içinde bulunduğu toplumsal ve politik unsurların bir dışa vurumudur, ama