Bir Yas Neresinden Tutulur

Sola dönmek için üç kez sağa saptım Yavaş yavaş bedenimden sarktım Korkmadım, kendime yakından baktım. Bir yas neresinden tutulur? Hiç

dargın dağı

ben dağıma gidiyorum benden almadığı yüklerimi hangi kervana çözeceğim nereye koyacağım hazımsızların mide suyunu derimden kavlatıp balığın karnından çıkıp aslanın

Dışarı Çıkmak Abartılıyor

Odamda oturuyorum Bir koltuğun gölgesinde boyum uzuyor Mevsimlerden şizofren. Haberlerde hep gökyüzünü gösteriyorlar Bir kuş ötüyor dışarıda -Odadan çıkmayınca tanımıyorsun

tadilat dolayısıyla kapalı

  yüksük otu kaynatıp biraz baldıran ile tatlandır bu tarif böyle miydi öyle mi yapılırdı molotof kokteyli uykusunu bombalara yediren

Gölgenin Hayali

Olamadım hiçbir zaman, gördüğüm rüyanın tabiri Bir siyah beyaz düşten çekip çıkardılar beni. Bazen bir gölgenin hayaliydim, bazen kendisi Bazen

Lahana Tarlasında Soğuktan Morarmış Kanser Hastası Kadın

Yüzüm varmadı Kana bulansaydı bulanmadı Bir gazete tefrikası olarak kalmasın diye bu şiir Patronu ağası taşeronu komisyoncusu Kımıldasam kırk bıçak

Kendim Hakkında Bildiklerim

Ben de taşlıyorum herkes gibi, kendi günahlarımı Görmezden gelmek bir yere kadar, savaş en iyi karar Bazen bir kumarbazım, karşıma

İnsana Şaşkınım

penceremizin önündeki erik ağacının son yaprak çağrısı mevsimler geçiniz insana yaranılmaz ki kişioğlu bir köpek dolaştırıyor en derininde insanı anlamak

dar gelirli kiracılar için ücretsiz hukuki destek

yanımda duran ağacı selamladım kardeşçe insanlığı artan zamlara gövdesi vitrinlere batmış kentliler gibi hünerli kederlerden biriktirdim kışlık parkalarla paryalar aryalar

onun için kendime söylediğim şiir

sağır olsam dillerimden aksa hiç bilmediğim sayısız kelime sabahın şarkısını en başından tam tamına on bir buçuk kere tamamlanmadan, duymadan

acil koduyla toplantı çağrısı

ı. kalkıp bazı filizleri saksılara eklemem lâzım bazı fikirleri bazı sandıklara bazı geçkinlikleri atlara çakmağı volkanlara sözleri ağaç kovuklarına muska

Aşığa Bir Eser Olarak Bakış

büyük türk bir şeyi oldu “bu, senin eserin” bunumla süslüyorum dedi dünyayı kan ve gözyaşı istiyordu gereklilik boyandı sabahlarında meydanın

Belki de Yağmurlar Geçmeyecek

bir örümcek titizliğiyle ördüğüm tenhalığım tanımadığım ama durmadan yağan telaşım her gece bir tuğla daha koyduğum vahşi tarafım hepsi burada,

Filistinli Çocuk

Sus payı kalmadı çocukların İntifada taş yağmuru Bomba atan elin Zalim olduğunu biliyorlar Göğüslerinde özgürlük haritası Taşınan bir şarapnel Mezar