dar gelirli kiracılar için ücretsiz hukuki destek
yanımda duran ağacı selamladım kardeşçe insanlığı artan zamlara gövdesi vitrinlere batmış kentliler gibi hünerli kederlerden biriktirdim kışlık parkalarla paryalar aryalar
yanımda duran ağacı selamladım kardeşçe insanlığı artan zamlara gövdesi vitrinlere batmış kentliler gibi hünerli kederlerden biriktirdim kışlık parkalarla paryalar aryalar
sağır olsam dillerimden aksa hiç bilmediğim sayısız kelime sabahın şarkısını en başından tam tamına on bir buçuk kere tamamlanmadan, duymadan
ı. kalkıp bazı filizleri saksılara eklemem lâzım bazı fikirleri bazı sandıklara bazı geçkinlikleri atlara çakmağı volkanlara sözleri ağaç kovuklarına muska
büyük türk bir şeyi oldu “bu, senin eserin” bunumla süslüyorum dedi dünyayı kan ve gözyaşı istiyordu gereklilik boyandı sabahlarında meydanın
bir örümcek titizliğiyle ördüğüm tenhalığım tanımadığım ama durmadan yağan telaşım her gece bir tuğla daha koyduğum vahşi tarafım hepsi burada,
Sus payı kalmadı çocukların İntifada taş yağmuru Bomba atan elin Zalim olduğunu biliyorlar Göğüslerinde özgürlük haritası Taşınan bir şarapnel Mezar
Yalnızlık sadece bir kelime değil Ben onu cümle içinde kullanmıyorum. Münzevi yahut tek başına ya da tenha Kelimelere otopsi yapılır,
sinemde yankılanan bir sina ezberimde kaşı çatılmış ayetler tevbe’den sayısız yıllar geçmişse de musa’nın duasından harun’un yalnızlığına ağlıyorum arkamda bıraktığım
Bir yüzün çizgilerine neler saklamadım ki; İblisin attığı taşı –ilk bunu söylemeliyim. Sorgu meleklerinin suallerini. Aşk denilen kendini unutma temrinlerini.
Yazın bittiği her yerde söylenir. Böyle kırmızı kalkan görülmemiştir Ölüleri örten yapraklardan başka. Çünkü sahiden yaz bitmiştir, Göle bakmaktan usanır
-çünkü insanız- Sessizliğe dönelim… O sessiz filme… Anne karnına… Mutluluk, güven ve var olma coşkusu Ve bilinmeyenin çekiciliğine… Ölülerimle baş
Bildiğin gibiyim, Sürekli kendimle karşılaşıyorum Sanki bir başkasıymışım gibi. Yüreğimde, yürümeyen kan Ve tecrübe edildikçe çoğalan yanılgının hazzı. Boşluk icat
fransızlar sinemada ‘içeriden bir bakış’ ödülü veriyorlar beatrice’in göğüsleri, şili’de pablo neruda dışarıdan bakıyorlar hayata postacılar ve şairler, yaşama sıkıca
kalkıp karanlık gecelerde ayrı odalarda gövdemde alacalı bir gölgeye varmak biliyorum göğsümdeki kalbime değildi bu sefer tırnaklarımı derinden kesmeseydim hayatı