tadilat dolayısıyla kapalı
yüksük otu kaynatıp biraz baldıran ile tatlandır bu tarif böyle miydi öyle mi yapılırdı molotof kokteyli uykusunu bombalara yediren
yüksük otu kaynatıp biraz baldıran ile tatlandır bu tarif böyle miydi öyle mi yapılırdı molotof kokteyli uykusunu bombalara yediren
Olamadım hiçbir zaman, gördüğüm rüyanın tabiri Bir siyah beyaz düşten çekip çıkardılar beni. Bazen bir gölgenin hayaliydim, bazen kendisi Bazen
Yüzüm varmadı Kana bulansaydı bulanmadı Bir gazete tefrikası olarak kalmasın diye bu şiir Patronu ağası taşeronu komisyoncusu Kımıldasam kırk bıçak
Ben de taşlıyorum herkes gibi, kendi günahlarımı Görmezden gelmek bir yere kadar, savaş en iyi karar Bazen bir kumarbazım, karşıma
penceremizin önündeki erik ağacının son yaprak çağrısı mevsimler geçiniz insana yaranılmaz ki kişioğlu bir köpek dolaştırıyor en derininde insanı anlamak
yanımda duran ağacı selamladım kardeşçe insanlığı artan zamlara gövdesi vitrinlere batmış kentliler gibi hünerli kederlerden biriktirdim kışlık parkalarla paryalar aryalar
sağır olsam dillerimden aksa hiç bilmediğim sayısız kelime sabahın şarkısını en başından tam tamına on bir buçuk kere tamamlanmadan, duymadan
ı. kalkıp bazı filizleri saksılara eklemem lâzım bazı fikirleri bazı sandıklara bazı geçkinlikleri atlara çakmağı volkanlara sözleri ağaç kovuklarına muska
büyük türk bir şeyi oldu “bu, senin eserin” bunumla süslüyorum dedi dünyayı kan ve gözyaşı istiyordu gereklilik boyandı sabahlarında meydanın
bir örümcek titizliğiyle ördüğüm tenhalığım tanımadığım ama durmadan yağan telaşım her gece bir tuğla daha koyduğum vahşi tarafım hepsi burada,
Sus payı kalmadı çocukların İntifada taş yağmuru Bomba atan elin Zalim olduğunu biliyorlar Göğüslerinde özgürlük haritası Taşınan bir şarapnel Mezar
Yalnızlık sadece bir kelime değil Ben onu cümle içinde kullanmıyorum. Münzevi yahut tek başına ya da tenha Kelimelere otopsi yapılır,
sinemde yankılanan bir sina ezberimde kaşı çatılmış ayetler tevbe’den sayısız yıllar geçmişse de musa’nın duasından harun’un yalnızlığına ağlıyorum arkamda bıraktığım
Bir yüzün çizgilerine neler saklamadım ki; İblisin attığı taşı –ilk bunu söylemeliyim. Sorgu meleklerinin suallerini. Aşk denilen kendini unutma temrinlerini.