Lahana Tarlasında Soğuktan Morarmış Kanser Hastası Kadın

Yüzüm varmadı Kana bulansaydı bulanmadı Bir gazete tefrikası olarak kalmasın diye bu şiir Patronu ağası taşeronu komisyoncusu Kımıldasam kırk bıçak

Kendim Hakkında Bildiklerim

Ben de taşlıyorum herkes gibi, kendi günahlarımı Görmezden gelmek bir yere kadar, savaş en iyi karar Bazen bir kumarbazım, karşıma

İnsana Şaşkınım

penceremizin önündeki erik ağacının son yaprak çağrısı mevsimler geçiniz insana yaranılmaz ki kişioğlu bir köpek dolaştırıyor en derininde insanı anlamak

dar gelirli kiracılar için ücretsiz hukuki destek

yanımda duran ağacı selamladım kardeşçe insanlığı artan zamlara gövdesi vitrinlere batmış kentliler gibi hünerli kederlerden biriktirdim kışlık parkalarla paryalar aryalar

onun için kendime söylediğim şiir

sağır olsam dillerimden aksa hiç bilmediğim sayısız kelime sabahın şarkısını en başından tam tamına on bir buçuk kere tamamlanmadan, duymadan

acil koduyla toplantı çağrısı

ı. kalkıp bazı filizleri saksılara eklemem lâzım bazı fikirleri bazı sandıklara bazı geçkinlikleri atlara çakmağı volkanlara sözleri ağaç kovuklarına muska

Aşığa Bir Eser Olarak Bakış

büyük türk bir şeyi oldu “bu, senin eserin” bunumla süslüyorum dedi dünyayı kan ve gözyaşı istiyordu gereklilik boyandı sabahlarında meydanın

Belki de Yağmurlar Geçmeyecek

bir örümcek titizliğiyle ördüğüm tenhalığım tanımadığım ama durmadan yağan telaşım her gece bir tuğla daha koyduğum vahşi tarafım hepsi burada,

Filistinli Çocuk

Sus payı kalmadı çocukların İntifada taş yağmuru Bomba atan elin Zalim olduğunu biliyorlar Göğüslerinde özgürlük haritası Taşınan bir şarapnel Mezar

İmla Kılavuzu

Yalnızlık sadece bir kelime değil Ben onu cümle içinde kullanmıyorum. Münzevi yahut tek başına ya da tenha Kelimelere otopsi yapılır,

sarı ülkenin şehirlerine ağır, bütün şahitlerine ağıt

sinemde yankılanan bir sina ezberimde kaşı çatılmış ayetler tevbe’den sayısız yıllar geçmişse de musa’nın duasından harun’un yalnızlığına ağlıyorum arkamda bıraktığım

Sakladıklarım

Bir yüzün çizgilerine neler saklamadım ki; İblisin attığı taşı –ilk bunu söylemeliyim. Sorgu meleklerinin suallerini. Aşk denilen kendini unutma temrinlerini.

Yazın Bittiği

Yazın bittiği her yerde söylenir. Böyle kırmızı kalkan görülmemiştir Ölüleri örten yapraklardan başka. Çünkü sahiden yaz bitmiştir, Göle bakmaktan usanır

Diğer Doğal Afetler

-çünkü insanız- Sessizliğe dönelim… O sessiz filme… Anne karnına… Mutluluk, güven ve var olma coşkusu Ve bilinmeyenin çekiciliğine… Ölülerimle baş