
penceremizin önündeki erik ağacının son yaprak çağrısı
mevsimler geçiniz
insana yaranılmaz ki
kişioğlu bir köpek dolaştırıyor en derininde
insanı anlamak değil midir nafile
senin de dokuz kere şaşırmışlığın yok mu
hayret makamından düştükçe çocuklar
bir yere yetiştiler
biri oldular hepsi
suçlu oldular suçsuz oldular
suç oldular
af çıktı dolaşmadalar evreni
keklerin yerini biliyor bazıları
bazıları keki ağzına hiç komamış
bunca birtakım şeyliklere rağmen
mağaradan çıkış sahnemiz çok komik değil mi
yolda insan bulmuştum
ah dedim ne de güzel bir şey bu
çok ışık yılı giderim ben onunla
yolda komaz beni
düşsem dizime gerer kendini
uçsam bırakmaz ki ellerimi
sonra fark ettim beni ayaklarına giydiğini
insan senin hayret bucaklarına sığmaz ki güzelim
sabitini bulunca kaçırma ha sen ucu
savrulmadık yer bırakmadın tavsiyelerde
oysa tavsiye verenin de ajandası çok dolu
seninle yazıyordu en önemli notu
çok haklılık aman aman
nasıl da öfkelilik bu kalabalığa
ilk fırsatta çiğneyeceksin
seni ciklet eyleyeni
aslan kuyudaki aksine saldırdı
şok şok şok orman gündem çalkalan
aynaya bir yumruk hadi
yanmadın ama yapıştın
seni kendine tapkın seni
dağdan rol çalan bir duygusal yığın da bendim aslında
rağmen ben insana çok küstüm abiler ablalar
kainatın bağrına bir hançer gibi saplanan şu varlıklar nedendir
sırrına eremedim nicedir
yolun yarısına beş varken
ölen hayvan imiş aşıklar ölmez falan
o sırra eremedim
olmam gereken yer neresi?
olmamam gerekeni bildim
sadece şunu diyebilirim tüm damarlarım senkronize
ete kemiğe bürünür insan diye görünür, yırt kıyafetini
ete kemiğe bürünür yunus diye görünür, bil kıymetini
Fatmanur Petek

