
Ben de taşlıyorum herkes gibi, kendi günahlarımı
Görmezden gelmek bir yere kadar, savaş en iyi karar
Bazen bir kumarbazım, karşıma kendimi oturtuyorum
Bazen neyim varsa ateşe verdikten sonra
Alevlerini söndürmeye çalışan bir itfaiyeci.
İçimde bir ben, elleri sürekli bağlı,
Bir ben daha, öpüyor diğerinin zincirlerini.
Yok işte, başkasının elmasında diş izim
Bedenim yokluğa gebe, düşürmek üzereyim.
Nedir öldüren insanı, söyleyin lütfen
Fark edilmemek ya da gölgeleşmek mi?
Siz de biraz çaba gösterin artık
Anlaşılmadıkça dönüşüyorum çığlığa.
Eli kulağında bir sızı emzirip beni
Adımı fısıldadı uykusuzluğa defalarca.
Sonsuza kadar yaralarımı anlatamam ama
Aklımın sınır boylarında nöbet tutuyor öfkem.
Sulhi Ceylan
(Yedi İklim, 429. sayı)


3 Yorum