
Çık biraz kapıya, yüzün göğersin
Bak, güneşe sabır saçar buğday başağı
Çekingen ipek elinin yongasını beğensin
Sen dayan ki kırılmasın kaşağı
Avuçların Ali’nin elinde tuttuğu kazan
Avuçların doldurur güneşle kaplarımızı
Mağrur bakışımızı adam etsin yalavıç sahan
Senin evin şen kılsın küflü sokağımızı
Gözlerin hudutsuz kıtalara eş
Her yanı tiril tiril dert işlemeli
Nefesiyle rüzgârı savuran bir şeş
Ne yana dokunsak o yanın yürek
Bugün de dağımdan gülmedi güneş
Bugün de süpürür göğsümüzü susamak
Okşa. Baş veren tohuma kardır yaşamak
18 Aralık 2025 / İstanbul
Sema Nur Asiltürk


3 Yorum