
giriyorlar: sıraya. saraya girer gibi. sipariş verip kargo bekliyorlar.
gezegeni hizalıyorlar. gezmelere doyamayıp marsta koloni kurası bekliyorlar.
olmuş oluyorlar. aynen diyorlar konuşurken. burçlara ve yükselenlere zaten tabii
ama en çok storylere ve reelslara iman ediyorlar: “yırtlazlar” derdim şair olsam
üzülüyorlar: bedeni yokmuş çünkü. ruhları varmış hı hı. permofmatifler miymişler neymişler?
yoga matı almışlar. bi de zikir otomatı. eve kasımpatı ve birazcık kokain. kafa dağıtıcı.
personası iddialı çünkü laktoz alerjisi var yani. bunu anlamayan da öküzdür artık di mi?
yaş otuz beş. ilişkilere inancını yitirmiş. hepsiburadaya inanıyor ve kedilere tabii ki
geriliyorlar: içsel denge ve ruhsal yükseliş trendini kaçırmak ürkütüyor onları.
haklılar sürekli. fakirler haksız olurlar çünkü. eğitimsiz ve haşlanmış yumurta kokulu.
ayrıca ve elbette ayrıcalıklı ve farklı ve çok düşünceli ve endişeli ve daha bilmem ne
aman Allah esirgesin ya protein tozu ve eyeliner olmasaydı. düşünsene bir. kabus gibi.
sarılıyorlar: bir beyaz beze. o da nasiplerinde varsa. mümkünse burbery olmalı tabii o da.
hiç yanmamışlar oda. tutmamışlar gerçeğin yolunu. seyahat sitelerinde tavsiye edilmiyor zira.
yalanı bile kaybetmişler oyalanırken. ve bir ilan çarpmış sonunda gözlerine:
sahibinden hayrını hiç görmediği dünya hayatı. aptallar için çok ucuza. pazarlık payı vardır.
İsmail Kılıçarslan

