Mardin’den Diyarbakır’a
Güneydoğu Anadolu’nun mistik yüzü Mardin’dir. Dün ile bugünün mezcettiği, tarihin bir şahıs olarak tecelli ettiği şehir. Akşam, Diyarbakır’a doğru yola
Güneydoğu Anadolu’nun mistik yüzü Mardin’dir. Dün ile bugünün mezcettiği, tarihin bir şahıs olarak tecelli ettiği şehir. Akşam, Diyarbakır’a doğru yola
Düşünmek, düşünülenleri tekrar tekrar düşünmektir. Leibniz’in düşünmeyi “Limana yanaştığımı sanarken, tekrar denize açılıyordum.” şeklinde ifade etmesi bundan dolayı olsa gerek.
İnsanoğlu; nefsinin istek ve arzularına gem vurmadığında sonu bitmek bilmeyen ihtiyaçların pençesinde kıvranır. Bir şeye sahip olma güdüsü kontrol altına
Kalabalıklar içinde kaybolmak, modern insanın yalnızlığıdır; herkesin bir arada ama kimsenin birbirine dokunamadığı bir çağa mahkûmuz. Teknoloji bizi yakınlaştırdı, ama
Hayatın pratik yönleri sadece çalışma hayatı içerisinde karşılaştığımız zorluklar ya da fikir üretme aşamaları için geçerli değildir. Çoğu zaman içinde
Teknolojik devrimin hızla ilerlediği son yıllarda fütüristleri en çok cezbeden ve kendisine çeken konu Ay ve Mars’a seyahattir. Uzay seyahatleri
“Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, Bay Creedy. Ve fikirlere, kurşun işlemez.” (V for
1. “Edebiyat gerçekten daha gerçektir.” Oscar Wilde’ın bu önermesini doğrulayan öykü ve romanları okudukça edebiyatın ne işe yaradığı sorusuna anlamlı
1789 Fransız Devrimi’nin üzerinden henüz dört yıl geçmişti. 16 Ekim 1793 günü Paris’in ünlü Concorde Meydanı’nı dolduran kalabalık biraz sonra
İnsan, eyleyen bir varlık… “Eylemek” yardımcı fiili, günümüzde pek kullanılmasa da insan etmeye ve yapmaya devam etmekte, eylemde bulunmakta… Fakat
Aşk, bir uzaklık ölçüsüdür. Âşık ile maşuk arasında… Âşık, maşuktan uzaklaştıkça aşkı artar. Evet, aşk, artan bir şey. Her aşkta,
Ümit kesmeden ve kimseye zarar vermeden çırpınmanın onurlu bir mücadele ve karşı koyuş şekli olduğunu vurgulayan Dreyfus Davası, her çağda
Zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamadığım bir cuma akşamı, üzerime örtülegelmiş yorgunluk yorganını aralayıp hergün ekseriyetle yerine getirdiğim rutinimden kaçmak istedim.
Nasreddin Hoca ve Charlie Chaplin, aralarındaki yüzlerce yıllık zaman farkına rağmen evrenselliği yakalayabilmiş iki mizah adamıdır. Tabiidir ki, 20. yüzyılın