Yansıma

Saatler sonra hazırdı. “Anne, ben çıkıyorum.” “Allah zihin açıklığı versin kızım, dikkatli ol” Çantasını aldı ve son kez aynanın karşısına

Her Şey Marka

  Mahmut, evinin anahtarını vermek için neden ta çalıştığım ofise kadar geldi, anlamadım. Anahtarı kapının kilidine soktuğumda öylece gevelendi içinde.

Çadır Evde Görülen Rüyalar

Kenarda biriktirdiği çamaşırları alıp çıkarken, bebeğini uyandırmamak için dikkat ediyor, işleri bir an önce bitirmek için telaşlanıyordu. Küçük kızı perdeyi

İkinci Dünya Harbi’nden Bu Yana Ne Değişti?

Çok garip. Garip olan ne? Garip akımı abi. Çok garip bu adamlar. Üç, iki, bir, müzik… (Falanca kitabın filanca sayfasının

Toprak Damdan Çadır Eve

– Oğlum, sokak başına çıkın, kamyoncu şaşırıp başka yere gitmesin! Küçük oğlu babasını duyar duymaz tahta kapıyı açıp, avlu duvarının

Kadıköy, Çaykolik ve Azâzîl’e Dair Zebraların Aklına Gelmeyen Bir Öykü

Didem Madak’ın “Canımın acısıydın.” dizesi döküldü Sulhi’nin dudaklarından… Kadıköy sokakları acıyı iyi bilirdi. Hemen dizeyi alıp koynuna sakladı. Sakladı, çünkü

Şizofisreni

08:06 Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. Ama sessiz olmalıyım. İşime bakmalıyım. Çığlıklar engelleyemediğim bir kusma hali gibi boğazıma diziliyor. Her

Halime Hanımın Bavulu

Eli uzanmadı. Uzanamayacağını biliyordu. İnsan yapamayacağını bildiği işlerde başarılı olmaya çalışmakta ısrarcı. İki metrelik gardırobun üzerindeki bavuluna uzanmak için ayak

Yine Böyle Bir Geceydi

İlk defa girdiği sokaklarda bunalıp balkona çıkanlara serenad yapar her gece Yusuf. Sokak lambaları tüm sokakları portakal rengine bürüyüp, son

Serseri Tayfun

Çoraplarımı çekiyorum her gece pijamalarımın üzerine. Kaç yıl oldu? Bir sayı eklemenin çok da önemi yok. Geriye dönüp baktığımda. Dibimde,

Sesler, Sisler ve Buğular

 Evde oturan erken ölür. (Çingene Atasözü) Kapı sesinden ürker tüm yaşlı çingeneler. Kapısı olan her dört duvar, ya kafes ya

Uzaktan

Ufak bir Anadolu şehrinin, “eski şehir” diye anılan ihtiyar bir mahallesinde yaşıyorduk. Kemerime sıkıştırdığım sapanımdan başka bir oyuncağım yoktu. Onu

Bu Kırgınlığı Ben Doğurmadım

Alnımda biriken ter damlalarıyla sırada bekliyorum. Duvara montelenmiş numaratörden birkaç dakika aralıklarla çınlamalar yükseliyor. Soğuk ve katı. Her sesin ardından

Yorgun

Montunun cebindeki anahtarlarını çıkardı son merdiveni aştığında. Demir tırtıklara dokunarak bulduğu evin anahtarını kapıya yöneltti. Anahtar yöneldi. Çevirdi kilidi, bir