İstanbul Yazılır Özlem Okunur

  Sıcaktan uyuyamayan gece yolcularının Temmuz ayı mağduruyum. Doğduğumdan beri dünyanın kendi etrafında kaç tur dönmüş olabileceğini düşünürken, açık pencerenin

Cehennemin Keşfi ya da Çocukluğun Kaybı

  Bir ikindi serinliğinde kırlangıçların şarkısıyla adımlıyorum yollarda. Bilmediğim bir şehirde hiç bilmediğim kadar yalnızım. Rüzgâr bir koku getirdi burnuma

Lâtife Lâtif Gerek

  Dilini teraziye koymadan oynatıp, sonrasında söylediğine pişkin pişkin gülenlerden değilim. Hatta gaf yapıp, hatara kalp kırdığını düşündüğü anda en

İnsanlık Değil İnsandık

  Ruhlar âleminde yankılanan ‘Belâ’nın imtihan diyarına göç vakti gelince, bir ruh daha acziyetin bedenine bürünür. Ölmeye yazgılanmış bir hayat

Bir Şarkı Bir İstasyon

Alışılagelmiş bir günün öğleden sonrasındayım. Düşünmekten halsiz kalan zihnim uyanıklığının son demlerini yaşıyor. Kulağımda bir şarkı: “Ben böyle değildim ne

Ben Yaşıyorum, Beni Duyan Yok Mu?

  Bugün 100. yaşıma girdim. Dile kolay bir asırdır yaşıyordum. Onca yıl kaldığım bu mahallede benim gibi pek çoğunu görmek

Hüzün, Görmek İstemediğine Dua Etmektir!

  Bakın bayım; hüzün ne yaşamaktan vazgeçmek ne de doyasıya acı çekmektir, yanılmayın! Hüzün, bunalımlı bir halde gezinip yüze ağlamaklı

Vehmin ve Korkunun Ötesinde Bir Monolog

  —Sonuç olarak ben aynalara bile küskünüm.  —Aynanın haberi var mı peki bundan?  —Maalesef  — O zaman sen aynaya değil

Vehmin ve Korkunun Ötesinde Bir Monolog II (Kim Nedir?)

  Ben hala aynalara küskünüm. Görmemi söylediğin aynanın ardındakini görmek için çabalamama rağmen kendimden başkasını göremiyorum. Görmeye çabaladın demek? Elbette

Vehmin ve Korkunun Ötesinde Bir Monolog III

Hoş geldin. Uzun süredir seni bekliyordum. Beni bu kadar yalnız bırakmana alışık değilim. Konuştuklarımızı düşünmen için yeterli süreyi vermek istedim

Monolog Var Monologdan İçeri

  Kendime İtirafımdır! Edebiyat parçalamıyorum, felsefe değil yaptığım, saçmalamıyorum da! Okuduktan sonra suçlama beni, kelimelerle dans etmeye çalışıp elime yüzüme

Hangi Dosta Yeraltından Bir Mektup

Bugün düne nazaran daha iyiyim. Dışarıda yağmurun ıslattığı kaldırımlardan gelen beton ve toprak kokusunun karışımıyla birlikte gri bir hava var.

Var mıyız?

  Dün yine karanlığın içindeydim her vakit olduğu gibi. Alaca karanlığı da seviyorum, zifiri karanlığı da… Sanırım karanlığın her halini

Mezar Bekçisi

  Söyle mezar bekçisi kaç ölünün dirilişine şahit oldun bu mezarlıkta? Bir mezarlıkta kaç ölü yatar, kaçı dirilir? Ölür ölür