Boynumda Asılı Duran Karanfil
Yüreği batılılık ekseninde mazoşist, aksanı desen bilmediğim bir mezcup. Gözleri birer uçurum sanki yaşamaya, elleri şehrayini gibi desenlerin. Yüzü
Yüreği batılılık ekseninde mazoşist, aksanı desen bilmediğim bir mezcup. Gözleri birer uçurum sanki yaşamaya, elleri şehrayini gibi desenlerin. Yüzü
Ben bir daha şiir yazmayacağımı anneme söyledim Zaten bunu Lady Gaga’ da bilir. Belki de bu yüzden başlamıştır sırf
“Değerli bir yazıysa Bilal Can’a ve Daha saf ve daha sadeyse özü Mustafa Çolak’a” Yüzünde birkaç kırık söz
1. Bazı şeyleri bilmemek gerekir. Yüzünü yere kapatarak ve hayatı beklemeyerek. Beklemeyerek yeryüzündeki o solgun ifadeyi, yalnızlığın büyüsünü üstüne örtmek
Saat 15.00 suları, Filistin’de Bir Yerde Ve bir şarkının kalbinde oturan çocuk o gün evinden çıkmıştı. Her adım atışında ardında
Yalnızlık… Bütün her şeyden uzaklaşmak; yalanlardan, insanlardan, hayatın anlamsızlığından, kendinden. Fakat ne kadar kaçmayı denersen, o kadar kendinle buluşuyorsun.
Yıl 1991. Bir çocuğun doğum yılı. Pırıl pırıl. Gözleri yaşamdan bir kuple taşıyor. Bir hemşirenin elinden annenin ellerine doğru
Kelimeler şehrin sokaklarına düşüyor. Yeryüzünde hiçbir şey yokken kelimeler yorgundu. Ağzımızın acı ve ıslak seyrinden bir tat aldılar. Bizim
Kaçıyorduk kendi ısrarımız yarım bir ekmek gibiydi. Soğanı bölmüşken ve değilken yalnızken ve sadeyken ortadan bir hayatı kavgalı bir
Gök boşluksa, onun bir adı var. Onun isimler lügatinden, harflerden kurulmuş bir ismi var. İsimler bir kün devrinden beridir
Tüm kendini beğenmişliklerimi bir yana bırakarak acaba diyorum, kendi derdinden muzdarip bir bulut ne kadar yağış bırakabilir üzerime. Bunun
Sulhi Ceylan bu aralar beni aramıyor. Aydoğan K ile birlikte Godot’u bekliyorduk. Fakat bir türlü gelmedi. Ömer Ertük artık şiir göndermiyor. Mustafa evleniyor. Ben şiir yazıyorum, aklımda hâlâ
Gönlümüzden geçenleri acaba aklımız da kabullenir mi? Bunu bir şiirin en ücra köşesine mısra diye katabilirdim. Yüreğimin onulmaz acılarıyla bir