Çağdaş Ürpertilerle Leyla’ya Yazılmış Mektup

  Sevgilim, sana başta söylemek istiyorum ki ben bir Eisenstein değilim. Benim karnemde pek beşler olmadığı gibi dörtler ve üçler

Yoruldum Söylemem

  Sana bir söz söylesem, onu benim yerime tamamlar mısın? Çünkü ben yorgunum. Çünkü yaşamaktan yoruldum. Çünkü aşk bende yaralı

Sevgilinin Çakrasıyım Gözlerimle

Yine bir isyanın yazılma vakti gelmiştir… Durgun ağaçlar ve vakti sarnıcına yüklenen dehlizler… Bir yüreğin içindeyim şimdi kimsenin görmediği. Ellerimde

Zirvesinde Yaşamın Ne Çok Anlatılacak Söz Vardı

  Bir yağmur yağar. Kimse anlayamaz bir an için, kimse algılayamaz. Ancak değişmeye başlamıştır dünya hayatı. Belki bir ölüyü kabrinden

Boynumda Asılı Duran Karanfil

  Yüreği batılılık ekseninde mazoşist, aksanı desen bilmediğim bir mezcup. Gözleri birer uçurum sanki yaşamaya, elleri şehrayini gibi desenlerin. Yüzü

Tam Belkemiğimde Bir Cani

  Ben bir daha şiir yazmayacağımı anneme söyledim Zaten bunu Lady Gaga’ da bilir. Belki de bu yüzden başlamıştır sırf

Şehrimde Solgun Kırlangıçlar

  “Değerli bir yazıysa Bilal Can’a ve Daha saf ve daha sadeyse özü Mustafa Çolak’a”   Yüzünde birkaç kırık söz

On Maddede Gerçekleri Bilmemenin Güzelliği

  1. Bazı şeyleri bilmemek gerekir. Yüzünü yere kapatarak ve hayatı beklemeyerek. Beklemeyerek yeryüzündeki o solgun ifadeyi, yalnızlığın büyüsünü üstüne örtmek

İstifra Sancısı

Saat 15.00 suları, Filistin’de Bir Yerde Ve bir şarkının kalbinde oturan çocuk o gün evinden çıkmıştı. Her adım atışında ardında

Nitatolojizm; Yaşama Felsefesi

  Yalnızlık… Bütün her şeyden uzaklaşmak; yalanlardan, insanlardan, hayatın anlamsızlığından, kendinden. Fakat ne kadar kaçmayı denersen, o kadar kendinle buluşuyorsun.

Hüzünsel Anıların Esintileri

  Yıl 1991. Bir çocuğun doğum yılı. Pırıl pırıl. Gözleri yaşamdan bir kuple taşıyor. Bir hemşirenin elinden annenin ellerine doğru

Asılı Kaldık Kelimelerle

  Kelimeler şehrin sokaklarına düşüyor. Yeryüzünde hiçbir şey yokken kelimeler yorgundu. Ağzımızın acı ve ıslak seyrinden bir tat aldılar. Bizim

Israrımız Yarım Bir Ekmek Gibiydi

  Kaçıyorduk kendi ısrarımız yarım bir ekmek gibiydi. Soğanı bölmüşken ve değilken yalnızken ve sadeyken ortadan bir hayatı kavgalı bir

Gölgede Can Veren İnsana Acımak

  Gök boşluksa, onun bir adı var. Onun isimler lügatinden, harflerden kurulmuş bir ismi var. İsimler bir kün devrinden beridir