Reklamlar
Peri-şân Perihan Uzun uzun bahsedilebilir Perihan’ın güzelliğinden ama neye yarar? Gözümüzün önünde canlanan bir suret olmaktan öteye geçer mi? Benim
Gece boyu hiç uyumamıştım. Sabaha karşı “Uykuya Övgü” adında bir öykü yazmak için masama oturmuştum ki ne insana ne hayvana
Transfer Oturma odasında, tüplü televizyonun karşısında oturan üç kişilik çekirdek aile, “monoton” denilen çarkın içinde dönüp duruyordu. Akşamları yemekte bir
Akşam namazını kılmış, kendime sessiz bir zaman dilimi ayırmış ve gözlerimi kapatıp ölümü düşünmeye başlamıştım. Ölümü düşündükçe, üzerime ölümün kokusu
Küçük pencerenin çatlak camından ufak ufak içeriye sızan yağmur, baharın ilk damlalarıydı. Ilık damlaların cama her dokunduğunda çıkardığı hafif tıkırtı
Fransız Balkon Hamiyet teyze kentsel dönüşümden sonra oturmaya başladıkları evlerinin balkonuna ilk başlarda bir türlü alışamadı. Ona göre binanın duvarının
Hayatımın mükemmel şekilde düzene girdiği bir zamanda, düzensizliğin hasretiyle kendimi sokaklara atmıştım. İnsanların uyanmak için çalar saatlerini ayarlayıp sıcacık yataklarına
Birkaç gün önce, sonradan Mümtaz İdil’in kaleminden çıktığını öğrendiğim bir yazıya denk gelmiştim. Başlığı şöyleydi: “Hemingway intihar etmedi kendini öldürdü.”
Tam otuz yıllık memuriyet hayatının sonuna gelmişti Gazanfer Sami. Bölüm şefi, elini uzatıp “Yeni işiniz hayırlı olsun, uzun bir çalışma
Soğuklar, Yellice Dağı’nın eteğinden yavaş yavaş süzülürken şehre, kuş sesleri Sazak’tan Gaybiefendi’ye doğru azalıyor, tarihi Osmanlı evleriyle dolu sokaklarda süzülen
Çat!!! Burada. Çat!!! Orda. Çat!!! Kapı arkasında? Süpürge. Bilmece. Kimse bilmese. Sorusunu sormasa. Cevabı düşünmesek. Cevabı bulmasak. İlk soranı, ilk
Kimseler tanımaz beni. Var mı böyle biri, demeyin. Ha, baştan söyleyeyim, ıssız bir adaya düşmüş, saçı sakalına karışmış bir bedbaht