Soru İşareti 2
Vedat, buyur sor kardeşim, dedi. Tam buyuracaktım annem buyurdu. Balkondan aşağı sarkmış, neredeyse düşecek. Yüzüme yediğim yumruğun verdiği sarsıntıdan tam
Vedat, buyur sor kardeşim, dedi. Tam buyuracaktım annem buyurdu. Balkondan aşağı sarkmış, neredeyse düşecek. Yüzüme yediğim yumruğun verdiği sarsıntıdan tam
Sükût Oturduğumuz semtin en çok kitap okuyan adamlarıydık. Aylardır dört tarafı kitaplarla çevrili adamızdan çıkmamış, görüşmemiştik. Bugün aradı, buluştuk. Çay
“Hz. Âdem’den bugüne kadar insanlar arasında çıkan tartışmaların, kavgaların ana sebebinin ihtiraslarımızla imkânlar arasındaki uyuşmazlık olduğunu söyleyebiliriz.” Sulhi Ceylan –
“Offf!” diye haykırdı, “Canım çok sıkılıyor…” “Neden? Ne oldu?” diyen bir ses geldi birden. Baktı sesin geldiği yöne. Bu konuşan,
Her çocuğun uçurtma uçurma, ağaca çıkma, doğanın temiz havasını içine çekme hakkı vardır ve bu okuyacağınız şehirde büyüyen, yolu pek
Bir tıkanmışlığın içinde, bir ağrının diğer ağrıya bıçak sağladığı günün ertesinde gördüm onu. Yüksek katlı binaların, ışıltılı caddelerin en şatafatlı
Yere yuvarlandı, toparlanmak istedi, yapamadı. Soğuk ve ıslak taşlara bıraktı kendini. Hızlı hızlı nefes alıp veriyor, derinden gelen öksürükte boğuluyor,
Yayınevi yayınevi dolaşmama rağmen şaheserlerimi yayımlatacak delikanlı bir editör bulamamıştım. Bugün de ismim, kitapları yok satacak kadar ünlü olmadığı için,
– Gereği düşünüldü. Mahkeme salonunda bulunan herkes ne olup bittiğini anlayamamış; şaşkın şaşkın birbirine bakarak ayağa kalkmıştı. 29 yıllık
“İçinde köpek ve suret bulunan eve melekler girmez.” (Hadis-i Şerif) Peşimdeler. Ellerimde kan. Beynim uyuşuyor. Nefes nefeseyim. Doğru düzgün nefes
“Göreve atılmak için kim var denildiği zama…” diyordu ki zil çaldı, sesini gürültü yuttu hocanın. Hâlâ bir şeyler anlatmaya devam
Burhan Dede apartman ahalisini rahatsız etmemek için bastonunun ucuna bir bez bağlayıp merdivenlerden usul usul inerken, “şu gâvur aleti asansöre