Derisini Değiştiren Yılanın Hayreti – 1
Rüya görürken rüya gördüğünün farkında olmanın yanında rüyada gördüğün kişinin de rüyasında seni gördüğünü ve rüyada olduğunu bildiğini bilmek şiir
Rüya görürken rüya gördüğünün farkında olmanın yanında rüyada gördüğün kişinin de rüyasında seni gördüğünü ve rüyada olduğunu bildiğini bilmek şiir
Saat 09.13, ülke gündemi şaşırtıcı şekilde sakin. Belki kitabıma dönmeliyim? Her şeyin tükenmekle sabit olduğu bir çağda, bir türlü tükenmiyor
Çağımızın bir çeşit fantezisi, bir çeşit lüksü de tarihi eserlerin korunmasıyla ilgili. Bu heves Batılı için tıpkı yoga yapmak, Afrika
İlkokulda tuttuğum günlükleri saymazsak yazma serüvenim orta birdeyken okul dergisinde yayınlanan bir öykümle başladı. Ete kemiğe bürünmesi ise Edebifikir vesilesiyle
Ayasofya Camisinin duvarlarını süsleyen büyük hat levhaları Padişah Abdülmecid Efendi zamanında yapılan onarımlar esnasında dönemin ünlü hattatlarından Kazasker Mustafa İzzet
Toplumbilim veya sosyolojinin çıkışı konusunda tarihsel olarak farklı görüşler mevcuttur. Fakat genel olarak onun bir bilim dalı olarak anılmasını sağlayan,
Aliya İzzetbegoviç’in meşhur bir sözü var ki; insanlık aklı bir bilyenin içine sığacak kadar yoğunlaşırsa ancak o zaman haklılığına bir
Sezai Karakoç’un yarım asırlık mücadelesini düşündükçe içimde bir diriliş meşalesi tutuşuverir. Diriliş Yayınları Cağaloğlu’nda iken kendisini ziyaretine gittiğimizde, Raşit Ulaş’ın, “Üstadım,
Burası dünya ve artık dünyanın tüm enlem ve boylamları bizler için bir anlam ifade etmiyor. Dünyaya sürgün edilmiş bir uzaylı
Siz bilmezsiniz Halil Cibran ve Mey Ziyade’nin hikâyesinin ne kadar acı ve elem taşıdığını! Sizin görmediğiniz, bilmediğiniz bir zaman diliminde
Buhara menşeli bir babanın çocuğu olan İbnülemin Mahmud Kemal seyidliği ve kuvvetli müslümanlığı yanında bütün bir Osmanlılığın kendisine sindiği bir
Yorgun düştün değil mi? Yine uykusuz kaldın, yine kendinle kavga ettin tüm gece. Kalemi eline aldın, bıraktın, tekrar aldın… Niçin?
Okurlarımızdan Zeynep Ayşe Aydın, oturmuş masasına ve Edebifikir’e 3 sayfa yazı yazmış. Eleştiriden öneriye, edebiyattan siyasete dokunmadığı yer de kalmamış.
Saat altıya yaklaşıyor ve ben boğaz köprüsünün üzerinde burnumun yapıştığı camdan Topkapı sarayını izlerken metrobüse dolan ter kokusunu çekiyorum ciğerlerime.