Mürekkep Düşünceler
“Eğer bir serçe konarsa pencereme onun varlığına katılır ve kumu didiklerim.” John Keats Odamın duvarında bir çatlak peyda oldu. Önceleri
“Eğer bir serçe konarsa pencereme onun varlığına katılır ve kumu didiklerim.” John Keats Odamın duvarında bir çatlak peyda oldu. Önceleri
Dünya garip bir yer olmadan evvel, ama öyle az berideki evvel değil, çok çok evvel bir zaman içinde, böyle söylenmeli,
Boyası yıllar önce dökülmeye başlamış ve bir daha da kimsenin yeniden boyamaya vakit bulamadığı bir eski zaman kapısından giriyorum. Birbirine
Sağ Kulakçık Şaşırıyorum kendime. Nasıl da soğudum her şeyden. Etrafın gürültüsü patırtısı etkili oldu sanırım. Yaşadıkça, okudukça, göremedikçe aklımın orta
Bu, Ragıp’ın yediği ilk dayak değilmiş. Yaka paça kapının önüne attıklarında kahkaha atıyormuş hatta. Ne yüzünü kapatmış elleriyle ne de
Bazen ciğerlerinin son noktasına kadar nefes aldığı halde, bir yerlerde eksik kalan oksijensiz bir bölge olduğunu düşünüyor. Biraz geriye doğru
“Grubun ismini buldum beyler.” Taner bagetle sırtını kaşıdı. Sonra zile vurdu. Grup ismini hemen söylemeyecek belli ki. Trampete sağlı sollu
Gidiyorum ya, her şey değişecek, kimse aynı kalmayacak demiştin. Başın öndeydi. Ellerini seyrediyordun bunları söylerken. Kolundaki saat: 14.27 belki de
“İçe dökülen şaşkın avuntularda yürümekKuklalar bahçesi, karanfil kâğıtlar, çelişkiler sepetiHer şey nasılsa ayrılır zamanın uçurtmasıyla”Sinem Çağlancı / Zamanın Uçurtması Komşusu
“Yusuf’u kaybettim Kenan ilindeYusuf bulunur, Kenan bulunmazBu akl u fikr ile Leylâ bulunmazBu ne yâredir ki çâre bulunmaz”Yunus Emre 1.