Aynalardan Geçen Trenler
Aynaları küstürdüm bunda senin suçun yok. Uykuma trenler girdiğinden beri kendimi huzursuz bir karınca gibi hissediyorum. Bu yüzden sündüm, sürgülü
Aynaları küstürdüm bunda senin suçun yok. Uykuma trenler girdiğinden beri kendimi huzursuz bir karınca gibi hissediyorum. Bu yüzden sündüm, sürgülü
acıyan ökseotunun diline bir yemin bırakan vebalı kavimler bu uzak yerin neresi ağrıdır bu yeminli veba dilini üzen cümle başında
Bize gösterilen kapılardan, yüzümüze kapanan kapılara, kapanması mümkün olmasa da kapanmış gibi yapılan kapılara… Hayatımız her daim bir kapıdan diğerine
Edebifikir okurları için, yazarlarımızla yazı ve hayat merkezinde samimi bir hasbihal gerçekleştirmeye devam ediyoruz. “Yazarlarımızla Hasbihal” serimizin üçüncü konuğu Bilal
Bir. İnsanlık tarihi, insanlığın acıyla boğuştuğu, büyük kayıplar yaşadığı, felaketler, savaşlar, doğal afetler geçirdiği bir tarihtir. Bu tarihin okumasını yapmak,
1. 1857 tarihinde Diyarbakırda doğan Ali Emîrî Efendi, Seyyid Mehmed Emîrî Çelebi’nin torunlarından Mehmed Şerif Efendi’nin oğludur. Ailecek ilme önem
Bizi, kentlerin şehirlerden daha iyi olacağına inandırmaya çalışıyorlar. Kuleler, yollar, parklar, çarşılar… Bizi, zorunluluk adına değişime karşı koymadan gönüllü bir
1. Ahmet Agâh, Osmanlı İmparatorluğu içerisinde bulunan Üsküp’teki İshakiye Mahallesi Gazi İshak Bey Camii yanında bulunan büyükannesi Âdile Hanım’ın evinde
İnsanın yalnızlık nedeni Gecenin ayazında meyus bir hikâyeden ayıkladığım saçlarım soğuktan morarak uyandı. Bir tel gibi aykırı duruyorum şimdi, sınır
I. İçimizde mayalanan her hüzün, yüksek dağ doruklarından aşıp atların koşarken çıkarttığı sese benzeyen rüzgârlarla diyarlar dolaşarak geri dönüyor. Büyüyerek
Bir. Bir ad olmalı, gecenin hüküm süren anlarında hükümsüzlüğe… Mesela kömür kokusuna, şehir gazellerine. Kaldırım kenarlarında büyüyen otlara. Metropollerin uğultusuna.
“Devrim ve Devrimci Olmak” dosyamızın üçüncü yazısını Bilal Can yazdı. *** Dünya tarihi, insanlığın sürekli bir şeyleri devirmesinden müteşekkildir. Kimi
Bizi buraya sıkıştırdılar, bizi bütün insanlar gibi bütün kuşlar bütün ağaçlar gibi bütün denizler gibi bütün sıra terziler ve overlokçular
Dünyanın bu yakasındaki çocukların şarkısı hüzünlü ve delişmendir. Seni aldım ve bir dağ kekiğinin atlara söylediği şarkıya götürdüm. Büyüyen bir