Halvet Der-Encümen
Dilim geriliyor, söylemeliyim Bir kuşun dengesini yitirmesi Yalnızlığın panzehrinin olmaması Annemin duasız kalan mezarı bir de Sancısı devam eden uyanılmış
Dilim geriliyor, söylemeliyim Bir kuşun dengesini yitirmesi Yalnızlığın panzehrinin olmaması Annemin duasız kalan mezarı bir de Sancısı devam eden uyanılmış
Bu yürek seni seveceğini biliyordu herhalde Bu kafa seni kuracağını seziyordu hanidir Bire bin veren buğday Elmadaki mayhoşluk Hukuku Beşer
yaşama üvey, ezgin bakışlar atan yürürken sokağa suskunluğunu yayan devrik cümle ki anlamını kovalayan çıplaklığından utanıp kelimelerle giyinen işitmediği sükût
şimdi, ölümler bir mercan gibi sallanır çağımda tövbedir bir kadın çığlığı nil altında secdeye kapanan sesime ah kadın! yalnız bu
Özgür Atasoy’a o şair acısıyla yaşayıp şiir yazamayanlardan beş yıllık bir pantolonun mazisini suratlarımızda yaşıyoruz ebleh suretlerimizden hüzün damlarken bu
Kalbim anormal biçimde izini taşıyorken sokağa Normal şartlar altında hayat mı dediniz Durunuz efendim durunuz Yoksa ölümü toplama kamplarında beklemek
ı. suyun şimdi tereddütlü duruşunda birinci özneyim sesimin yankısında sesine iltica eden bir mülteci terke zorlanan yolculuk ertesi ya sesin
I. kanına kamalar saplandı gölgemin o hüzünler ki, delince çelik göğüslü atlarıyla, ay kokulu göğü güzün baharı saran sarı vebasında
Ahmet Murat’a Bir, iki üç, dört Sayan akıldır, yitirir hayretini Kesret gölgesinde gözler kuraklaşır Tevhid bütün sayıları birleyecektir İnsan bu
görürdüm, göğü sancı tutardı güneşi doğurmadan evvel uğultular iliştirirdi kulağıma soğuk ve kan acı ve irin sanrıların azatlı müsterihi bendim
Say ki kıyamet kopmak üzere İsrafil’in elinde sur Dön Göklerin kapısına asıldıydım, yüzüme koyu bir gölge indiydi Elimde bir karadelik
Melike Dadak portresi, Ahmet Hamdi Tanpınar şiiri… Karışan saatler içinde hâtırana Bazı sabahlarla ikindiler yan yana, Değişik gülleri sanki tek