Halvet Der-Encümen

Dilim geriliyor, söylemeliyim Bir kuşun dengesini yitirmesi Yalnızlığın panzehrinin olmaması Annemin duasız kalan mezarı bir de  Sancısı devam eden uyanılmış

Kasis

Yüzyılın girdabında tütüyor şimdi Tespih tanelerinin bir bir savurduğu Şafak vakti yürünecek yol Derin korkularla idame ettiriyor olmak hayatı İdamın

Nar

Çün Sana Müptelâ Meczup Bir Nar Bir Fakiri Yakıp Eyledi Nar 1. benim meczupluğumu katın işin içine öyle manşetlere taşıyın

Lokman Hekimin Sev Dediği

Bu yürek seni seveceğini biliyordu herhalde Bu kafa seni kuracağını seziyordu hanidir Bire bin veren buğday Elmadaki mayhoşluk Hukuku Beşer

Göğsümden Süzülen Yılan

yaşama üvey, ezgin bakışlar atan yürürken sokağa suskunluğunu yayan devrik cümle ki anlamını kovalayan çıplaklığından utanıp kelimelerle giyinen işitmediği sükût

Toprak Kokusu

şimdi, ölümler bir mercan gibi sallanır çağımda tövbedir bir kadın çığlığı nil altında secdeye kapanan sesime ah kadın! yalnız bu

buraya bir adam sığar

Özgür Atasoy’a o şair acısıyla yaşayıp şiir yazamayanlardan beş yıllık bir pantolonun mazisini suratlarımızda yaşıyoruz ebleh suretlerimizden hüzün damlarken bu

Anormal Duruşlar

Kalbim anormal biçimde izini taşıyorken sokağa Normal şartlar altında hayat mı dediniz Durunuz efendim durunuz Yoksa ölümü toplama kamplarında beklemek

engereğin kandırılması

ı. suyun şimdi tereddütlü duruşunda birinci özneyim sesimin yankısında sesine iltica eden bir mülteci terke zorlanan yolculuk ertesi ya sesin

Tutuşan Gölgem

I. kanına kamalar saplandı gölgemin o hüzünler ki, delince çelik göğüslü atlarıyla, ay kokulu göğü güzün baharı saran sarı vebasında

Aklın Sukûtu

Ahmet Murat’a  Bir, iki üç, dört Sayan akıldır, yitirir hayretini Kesret gölgesinde gözler kuraklaşır Tevhid bütün sayıları birleyecektir İnsan bu

bir körle görülmemiş hesaplar

görürdüm, göğü sancı tutardı güneşi doğurmadan evvel uğultular iliştirirdi kulağıma soğuk ve kan acı ve irin sanrıların azatlı müsterihi bendim

Kazıttım Kumral Saçlarımı

Say ki kıyamet kopmak üzere İsrafil’in elinde sur Dön Göklerin kapısına asıldıydım, yüzüme koyu bir gölge indiydi Elimde bir karadelik

Karışan Saatler İçinde

Melike Dadak portresi, Ahmet Hamdi Tanpınar şiiri…  Karışan saatler içinde hâtırana Bazı sabahlarla ikindiler yan yana, Değişik gülleri sanki tek