İçimdeki Felsefe Kendini Çürütüyor V

Pascal; “Bu sonsuz uzayın ebedi sessizliği beni ürkütüyor” derken o sessizlik bizi içimizden yakalar. Çoğumuz için artık bir şeyler için

Düşünmek Yahut Uzmanlaşmak

Düşünmenin “ne”liği meselesi üzerine kafa yoran Martin Heidegger, “Varlığın Hakikati sorusundan çıkarak düşünen düşünme”den bahseder. Ona göre düşünmenin asıl mahiyetine

İçimdeki Felsefe Kendini Çürütüyor IV

Dünyayı tanıma ve anlamlandırma insana özgü bir niteliktir. İnsan, dünyayı tanımlarken onu kendi anlam dünyası için süzerek, anlaşılır hale getirir.

İçimdeki Felsefe Kendini Çürütüyor III

Bir arayış içerisinde kıvranan düşüncelerimizle yoğun yalnızlıklara bulaşıyoruz. Bunun insanlık tarihinde kayda değer hiç bir yanı olmayacak. Fakat bu yalnızlık,

Övgüden ve Yergiden Göremediğimiz Osmanlı

Bir kişinin anlaşılmasını istemiyorsanız, onu mübalağalı bir şekilde övebilir veya ölçüsüzce yerebilirsiniz. İkisi de aynı kapıya çıkar: Mevzubahis kişinin önüne

orhan veli’yi sünnet ettiren osmanlı padişahı kimdir?

kardeşimiz mükerrem mete on soruyla orhan veli’den hareketle ortaya çıkan muhavereye iştirak etti. ortada henüz bir polemik, münazara veya münakaşa

Hümanizm, Özgürlük ve Kesinlik

Rönesans düşüncesinin bir ürünü olarak hümanizm, insan aklını “mutlak”laştırır. İnsan aklını “mutlak”laştırmak, insan aklının kavradıklarının dışında kalanların “yok” sayılması sonucuna

İçimdeki Felsefe Kendini Çürütüyor II

Uzun yolları aklına giydiren insan, uzun düşünceler içerisinde ‘kendiliğini’ ortaya koymaya çalışırken aslında kendinden yoksun olarak bir ‘kendilik’ arayışına girişmiş

İçimdeki Felsefe Kendini Çürütüyor -I

Her gün sayısız olayla karşılaşır, sayısız kişinin bakışlarına maruz kalır ve sayısız düşünce içerisinden kendimizi sıyırmaya çalışırız. Sanki ayaklarımız altında

Eşitlik Üzerine Düşünceler

Hukuk doktrini, hukuki metinlerin azami etkinliğini sağlayabilmenin ancak hukuki metinlerin topluma uygunluğu ile mümkün olacağını söyler. Bu düşünce doğru olmakla

Hafıza-i Beşer

“Hafıza-i beşer nisyânla malûldur” Atasözü (1) Yaşanan ândır. Zamanca kısa mesafeli bir koşudur o. Saniyelerle, zaman zaman dakikalarla ölçülebilir. Önceki

Nizam ve İdrak

Rousseau uygar toplumun kuruluşunu “özel mülkiyet”in doğuşuna kadar götürür ve şöyle der: “Tarihte ilk kez bir toprak parçasının etrafını çitle

Kadın ve Kapitalizm Üzerine

“Kapitalizm ve kadın” meselesi üzerine konuşmak, trajik bir serüvene yolculuğa çıkmak demektir. Zira “kapitalizm ve kadın” meselesi, “salt”, kadının kapitalizm

Beckett Gibi “Bekleyiş”

“Biz kimiz, kimlerdeniz?” sorusunun cevabı nerede,  neyi, nasıl “bekle”diğimiz gerçeği ile yakinen ilişkilidir. Evet, yaşadığımız hayat bir “bekleyiş”, bizler de