Kavga
Mutsuzluk… Baştan aşağı mutsuzluk… Hiç kimse gerçek mutsuzluk üzerine yazamaz, ben de deneyecek değilim, diyordu Camus. Evet, ben de bu
Feyza Yapıcı, bu sefer “ölüm”e ışık tuttu, ne kadar tutulabilirse… *** “Ölüm” kelimesi, farklı mecralarda tartışılabilecek bir kelime. Mesela ölümü,
Prof. Ahmet Atan, Edebifikir okurları için modern insanın hayalle ilişkisi üzerine oylumlu bir yazı kaleme aldı. *** Hayal de bir
“kimbilir ne anlama geliyor artık, şu eskiden “hüzün” dediğimiz şey?” Yaşadığımız şu kötü çağın ötekileştirdiği kelimelerden biridir “hüzün”. Aslında bilirsiniz;
Hayal kalemini kullanmak gerçeğin önüne geçmektir. Göze düşen hayal damlası gerçeğin habercisi. Hayale yönelik her şey ancak kendi dili ile
Kürşad Salih Yaman, dünyayı değiştirmek isteyenlerin, neden işe kendilerini değiştirmekten başlamadıklarını sorguluyor… *** Karl Marx’ın meşhur bir sözü var. Der
Feyza Yapıcı, isyan kavramını masaya yatırdı. *** Bazen, her şey ağır bir çekimdeymiş gibi geliyor. İnsanlar ağır çekimde yürüyor, konuşuyor,
XV. yüzyılın ikinci yarısının önemli bilginlerinden İzârî Çelebî, Sultan II. Bayezid’e sunduğu bir eserinin dibâcesinde, dönemi tasvir ederken şöyle bir
Feyza Yapıcı’dan adalet kavramına derinlikli bir bakış… *** Kelimeler uçuşuyor zihnimde. Aklım da kelimelerle birlikte uçuyor sanki. Kelimelere; “Sen ne
Beyaz Arif Akbaş, İsmail Fenni’nin dünyasına ışık tutuyor… *** İmparatorluğun son demlerine ve Modern Türkiye’nin ilk kuruluş yıllarına şahitlik eden
Mehmet Raşit Küçükkürtül, dikkatlerimizi önemli bir meseleye çekiyor… *** çocukluğumdan beri duyarım bu cümleyi: türkiye doğu ile batı arasında köprüymüş!
Feyza Yapıcı, yine zihinlerimizi açıcı bir yazısıyla Edebifikir’de. *** Sormak var olmaktır aslında. Bir yönüyle fanilikle yüzleşerek çile çekmektir, bir
Kâzım Karabekir ve Mustafa Kemal’in dostlukları Cumhuriyet’ten çok öncesine dayanır. 31 Mart Vakası sebebiyle İstanbul’a yürüyen harekât ordusu içerisinde yer
Nedir bu kaybolan nesnelerden alıp veremediğin diyecek olursanız, size varoluşun anlamının kaybolanı aramada saklı olduğunu söyleyebilirim. İnsanoğlu yeryüzündeki uyanışına yaratılmış