Cansever’in Osmanlı Şehri ve Puşkin’in Petersburg’u
Goethe’nin kahramanı Faust, gelişmeci insan tipinin ilk örneği kabul edilir. Dünyayı geliştirmek, dönüştürmek hırsı ile doludur Faust. Yepyeni mekânlar inşa
Goethe’nin kahramanı Faust, gelişmeci insan tipinin ilk örneği kabul edilir. Dünyayı geliştirmek, dönüştürmek hırsı ile doludur Faust. Yepyeni mekânlar inşa
Hayat denilen “yol”un nasıl yürünmesi gerektiğine dair fikir, ona yüklenen anlam ile ilintilidir. Misâlen; “Dünyada garip bir yolcu gibi ol”
Gasset “Sistem Olarak Tarih” kitabına şöyle başlar: “İnsan yaşamı dediğin garip bir gerçektir. Temel gerçektir o, demek oluyor ki tüm
1. İşte söylüyorum, temaşa etmenin de israfı olur. Bize bu zulmü yapmaya kimsenin hakkı yok. 2. Modern insan güzel’i bilemeyen
Arnold Toynbee “Türkiye Bir Devletin Yeniden Doğuşu” isimli kitabının ilk cümlesinde şöyle der: “Türkiye Cumhuriyeti bugünün dünyasında Batı uygarlığının üstünlüğü
Hem bizim tarihçilerimiz hem batılı tarihçiler tarikatların, siyasî ve sosyal hayattaki tezahürlerine dair tasvir edici, bilgilendirici kayıtlar verseler de bu
Günümüz müslümanının kendine ait olmayan bir düzende yaşadığını sürekli söylüyoruz. Müslüman kendine ait olmayan bu düzenle iç içe olarak “bir
mekteplerde okutulan edebiyat derslerinde, kitaplarında bize tuhaf bir şair tipi öğretilmiş. öğretilmiş diyorum çünkü ders kitaplarının dışına çıkınca bunu fark
Tarih akar, insan da “tarih” içerisinde akar. Tarihin akışı tarihin ilerlemesidir. Peki, tarihin “ilerlemesi” insanın da “ilerlemesi” gerekliliğine işaret eden
Bağlamsal modernizm, bizim oldukça yabancısı olduğumuz bir kavramdır. Bu kavram yanılmıyorsam ilk defa, Hindistan’ın bağımsızlığının ellinci yılı münasebetiyle R. Siva
Japon romancı Shichiro Fukazawa’nın 1956’de neşrettiği “Narayamabushi ko” adlı romanı iki kere film yapıldı. 1983 yılında çekilen ikinci sinemaya adaptasyonu
Modern hukukun temelini aydınlanma düşüncesinden aldığı bilinen bir gerçektir. Yine, bu hukukun aydınlanma düşüncesinin tüm kodlarını içinde barındırdığı da herkesçe
“Dış içi uyandırır fakat iç âlem dış âleme şekil ve hüviyet verir.” diyordu Orhan Münir Çağıl. Dış dünyanın “görülüş”ü üzerine
Aklı “öznel izlenimler” ile inşâ edişin öznel aklın dünyaya egemen oluşuna sebebiyet verdiğini söylüyor Max Horkheimer. Akabinde ise, öznel aklın