İran Sineması, Abbas Kiyarüstemi ve “Zeytin Ağaçları Altında” Filmi

1977 ve 1999 yılları arasında İran’da yaşanan devrim olayları, sinemayı da derinden etkiler, yeni rejim sinemaya ağır sansür yasaları getirir.

Kilisenin Günah Defterini Manşetlere Taşıyan Film: Spotlight

Spotlight filmi, kutsal inanç ve değerlerin arkasına günahlarını saklayan yüzlerce papaza karşı bir gazete ekibinin verdiği hak ve adalet mücadelesinin

Yokoluşun Eşiğinde Bir Anlam Arayışı: Müze Ziyaretçisi Filmi

Sinema tarihinin en etkileyici distopik anlatılarından biri olarak kabul edilen Müze Ziyaretçisi (Posetitel Muzeya) filmi, 1989 yılında Sovyet yönetmen Konstantin

Medya Patronun Trajedisi: Yurttaş Kane Filmi

Orson Welles’in başyapıtı Yurttaş Kane (Citizen Kane – 1941), sinema tarihinin en etkileyici ve yenilikçi filmlerinden biri olarak kabul edilir.

Modern Sanatın Çarklarında Sıkışan Bir Mülteci Beden: Derisini Satan Adam Filmi

Kaouther Ben Hania’nın yönetmenliğini üstlendiği, 2020 yapımı “Derisini Satan Adam” (The Man Who Sold His Skin) , sanatı, kimliği, özgürlüğü

Sinema ve Romanın Kesişiminde Bir Eser: Gazap Üzümleri

Hâşiye: 1936’da San Francisco News gazetesi, Kaliforniya’daki göçmen çalışma kampları hakkında bir dizi makale yazması için John Steinbeck ile anlaşır.

Çünkü Ömrümüzü Sadece Ümitlenmekle Geçirdik

İran sineması, kendine has bir dille inşâ ettiği alternatif sinema anlayışı ile son yıllarda adından sıkça söz ettiriyor. Bu sinema

Karadeniz Yaylalarında Bir Sosyalizm Denemesi yahut Sonbahar Filmi

Özcan Alper’in senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstlendiği; Onur Saylak, Serkan Keskin, Megi Kobaladzade, Raife Yenigül gibi oyuncuların rol aldığı Sonbahar (2008)

Dünya Harabeye Dönerken Âşık Olmak: Casablanka

Martin Curtiz’in yönettiği ve başrollerinde dönemin ünlü oyuncularından Humphrey Bogart (Rick) ile Ingrid Bergman’ın (Ilsa Lund) olduğu Casablanka filmi, 1941’de

Kieslowski Sineması ya da İnsanlığın Ortak Değerleri: Acı, Keder, Sevinç, Aşk

Polonyalı yönetmen diye başlar hakkında yazılan makaleler, onun filmleri ülkesinin içinde bulunduğu toplumsal ve politik unsurların bir dışa vurumudur, ama

Günaha Son Çağrı

Yirminci yüzyılın başarılı yazarlarından Nikos Kazancakis’in aynı adlı romanından uyarlanan Günaha Son Çağrı (1988), tarihin ve insanın değişmezliğini en sert

Konu Aşk Olunca Hepimiz Biraz Aptalız: Aşk ve Gurur

Jane Austen, belki de Shakespeare’den sonra, eserleri sinemaya en çok uyarlanan İngiliz yazarlardan biri. Edebiyat tarihinin ilk büyük kadın romancısı

Şiirle Yeniden Yazılan Senaryo: Liliyar

Teknolojinin imkânlarıyla sözcüklerin gücünden görüntülerin gücüne geçişi ifade eden sinema, özgün yanlarına rağmen diğer sanat dallarından tamamıyla ayrı bir tür

Aden Bahçesi’nde Kırılan İncir Dalı: Mother!

1970 ve 1980’li yılları incelediğimizde dünya sinemasının adım adım felsefî meselelere eğildiğini görürüz. Klasik senaryo kurguları yapı bozuma uğrar ve