Elveda Milletsiz Devlet
Makedonya’daki son durağımız olan Ohri’ye akşam saatlerinde vardık. Göl kenarındaki bir otele yerleşmiştik. Aslında göl kenarında olduğumuzu da sabah anlayabildik.
Makedonya’daki son durağımız olan Ohri’ye akşam saatlerinde vardık. Göl kenarındaki bir otele yerleşmiştik. Aslında göl kenarında olduğumuzu da sabah anlayabildik.
Çok kararsızdım ve zaman hızla ilerliyordu. Beni kendi dinginliğinde boğmayı yüzyıllık yemin bellemiş bir bilmecenin orta yerinde bulunamayan o harfin
Çiçek tarhlarının üzerinden geçtiğim bulutlu bir günün ertesiydi. İnsanların yaşamaktan vazgeçtiği şehrin binaları küskün, suları duru, otları yabaniydi. Evcilleştirilmekten kurtulmuş
Elimde, klavyenin başına oturmadan evvel üzerine kafa yorduğum, genel kabule göre bir metnin “yazı” olmasını sağlayacak pek bir argüman yok.
Eğer şimdi ben“insan” diyorsam, düşünen bir varlıktan bahsediyorum demektir. Böyledir, çünkü düşünme yetisi ile insan diğer varlıklardan ayrılır ve eşrefi
Üsküp’ten sonraki durağımız Tetova’ydı. Daha bilindik ismiyle Kalkandelen. Şehrin merkezinden Alaca Camii’ne doğru giderken yol kenarında bulunan Müslüman mezarlığındaki mezar
Sabahın erken saatlerinde, Selanik’te kaldığımız otelde kahvaltımızı yapıp Üsküp’e doğru yola çıktık. Yol süresince, yol kenarlarında bulunan mini kiliseler dikkatimizi
Dünyanın müstesna şehirleri vardır. Bu şehirler insanlığın ortak mirası, kültürlerin birleşme noktası, medeniyetlerin eşiği olarak üzerinde ısrarla durulması gerekli mekânlardır.
Elimde valizlerim, içimdeyse tuhaf bir özlem var… Taşkent, Buhara, Semerkand, Hive diye birbiri ardına sıraladığım şehirler Türk İslam medeniyetinin beşiği,
Uzun zaman önce bir dostum bana gelip “Oturup uzunca düşünmenin yazıyla ne ilişkisi olabilir ki bu iş bize aktarılmış olanlarla
Didem, bir önceki mektubumdan alındığını söylüyorsun. O halde Cemil Meriç’in Lamia Hanım’a yazdığı şu satırları oku lütfen: “Kalbimi kelimelerle doldurdum.
Muhammet Emin Oyar Balkan seyahatinde… Balkan seyahatimizin ilk gününde sabahın erken saatlerinde İskeçe’ye vardık. Sabah namazını kılmak üzere Çınar Camii’ne
Sıkça seyahat eden birisi olarak, gittiğim şehirlerin geçmişten bugüne gelen bir hikâyesi olup olmadığını her zaman merak etmişimdir. Kimi zaman
Yazarların evlenmeyi tavsiye edip etmeyeceklerini sorduğumda zaten evlenmiş biri olarak benim de cevaplarım vardı elbet. Yazarların ne düşündüğünü merak ettim