Kelimelerin Çaresizliği
İnsan, elde etmek istediği amaçlarla, bu amaçlara ulaşmak için başvurduğu araçlar arasında mekik dokuyan, nihayetinde ise elinde yalnızca araçların kaldığı
İnsan, elde etmek istediği amaçlarla, bu amaçlara ulaşmak için başvurduğu araçlar arasında mekik dokuyan, nihayetinde ise elinde yalnızca araçların kaldığı
Saat neyi ölçer, diye bir soruya muhatap olsak vereceğimiz ilk cevap haliyle zamanı ölçer olacaktır. Ama bu cevap ne kadar
“İnsan değişir mi?” sorusuna “evet” cevabını versem de bu değişimin her insanda gerçekleşmediğini ve değişimi tetikleyecek bir takım olayların gerektiğini
Tasavvuf Konulu Romanlar dosyamızın on dördüncü yazısını Sulhi Ceylan yazdı: “Âmâk-ı Hayal: Kalbin Seferi” *** Yunus Emre “Her dem yeni doğarız,
İnsana lütfedilen hayatın ana özelliği mahdut olmasıdır. Evet, hayat sınırlı ve sonsuzluk ise insanın kızıl elmasıdır. İnsan, her ne kadar
“Allah’ı unutan; bu yüzden (Allah’ın da) onlara kendilerini (özlerini) unutturduğu kimseler gibi olmayın!” (Haşr, 19) *** 1. İnsan unutan bir
“Kendini seçmek cesaret ister.” Böyle diyordu Danimarkalı filozof Søren Kierkegaard. Her gün, sayısız seçimin içinde kendimizi buluruz. Ne içeceğimizden ne
Neysem oyum, fazlası değil, toprağımın azlığı! Islandıkça parmak uçlarımdan akıp giden… Seçilmiş bir yalnızlık, kaburgamdaki ezeli sızı, Bir baykuş karanlığı
Geleneğimiz, acı çekmenin kişinin gerçeği fark etmesini ve olgunlaşmasını sağladığını söyler. Hatta insanı, acılarının toplamı olarak tanımlar. Sorun şu ki
Necip Fazıl Kısakürek, poetikasının hemen başında şair eleştirisi yapar. Şairin ulvi bir memuriyeti olduğunu söyler ama bu ulvi memuriyetini şuurlaştırmaz
Hayat, şahitliktir. İnsan, öncelikle ve daima kendinin şahididir. Yaptıklarının ve yapması gerekirken yapmadıklarının zorunlu şahidi. Konuştuklarının ve sustuklarının… Bu sebeple
Ernest Hemingway, “Konuşmayı öğrenmek sadece iki yıl sürerken, sessiz kalabilmeyi öğrenmek altmış yıl alır.” derken haklıdır. İnsan susmayı öğrenemeden, boğazında