Harcıâlem Günlerin Sene-i Devriyesi I
Mehmet Erikli’nin yolu kaygıhaneye düştü… *** Kaygılarımı dağıtmak üzere şöyle sakız gibi uzayan üç liralık bir dondurma aldım. Hiçbir şeyim
Mehmet Erikli’nin yolu kaygıhaneye düştü… *** Kaygılarımı dağıtmak üzere şöyle sakız gibi uzayan üç liralık bir dondurma aldım. Hiçbir şeyim
Mehmet Erikli’nin yakında çıkacak “Boşluk Kuruntusu” adlı kitabından bir öykü… *** Güneşin yarım yamalak doğup yükselemediği ta şu karşı
Bütün çiçeklerden özür dilerim. Bütün suç o başa düşen saksıdan mülhem değilmiş. Yazık bana bunu söylerken ne kadar da başkasıyım.
Mehmet Erikli, acı ve ıstırap arasına bir set çekti… *** Okumalar Üzerine Notlar Uzun zamandır Kadıköy’e inmiyorum. Yazar dostlarla Yokuş’da
Ya robotlar düşünebilirse! Mehmet Erikli yazdı. *** Bu sıralar insanın arayışlarını ve bu eğilimin sınırlarını düşünüyorum. Bir yandan da bazı
Mehmet Erikli, zihin kavramını “ruh beden” sorunu üzerinden irdeliyor. *** Zihin, uzlaşmayı saylayan bir yapı olmaktan çok kavgayı yerleşik kılan
Unutma kâğıtları biriktiriyorum; Kendimi konuşmak niyetindeyim. Akşamsefalarında yürüyen kadın! İki laftan sonrası hep uçurumdu Ve kim düşeyazmadı ki o suya?
Kedi bana çarptı İki adım ötemde Sulhi ve Onun başı dibinde Raşit. Ayağımı kaldırdım Pinpon topu; Az öteciğinde kedi. Top
Mehmet Erikli, tuhaflıklarımızın öyküsünü yazdı… *** Kış geldi. Çatmadan gitti. Bahar dallarını doya doya göremedik. Nerelerde açtıklarını bile unuttuk. Yaz
Mehmet Erikli, felsefe tarihi içerisinde güzel kavramının peşine düştü. *** Sanat bilgi üretir mi? Ya da özel bir tür estetik
Göz göze değdi Serin, ıslak ayaklı bir geceydi Paltosu beyaz Cepleri unutkanlıklara dikili Aklına asılı kalan felç illeti bir de
Mehmet Erikli, yeni öykü dosyasından bir öykü ile bizlerle… Bazen hayat avuçlarımıza sığıyor. *** Karanlıktan da korktum bozacıdan da. Hayatlarımız