İnsanlar Tepinir Filler Ezilir
İnsan halen yeryüzündeki en tehlikeli varlık. Bu en tehlikeli varlık, tuhaf yahut korkutucu özellikleri bulunan bazı canlıları tasnif ederken şöyle
İnsan halen yeryüzündeki en tehlikeli varlık. Bu en tehlikeli varlık, tuhaf yahut korkutucu özellikleri bulunan bazı canlıları tasnif ederken şöyle
İyi öykücüleri, iyi öykücülerin kitapları yetiştirir. Bu fasıl sadece okumak üzerine değildir. İnsanoğlunun bir takım icatlar çıkartması için kolları sıvamadan
Uzun bir kuyruk fark etti. Hemen önünde kıvrılan kalabalığa sokulmak ve bir iki kişiye kulak misafiri olup ne olup bittiğini
Dosyamızın dokuzuncu yazısını Mehmet Erikli hazırladı: Felsefe *** Giriş Felsefe, Yunancada arıyorum anlamına gelen “phileo” ve bilgelik anlamına gelen “sophia”
Mehmet Erikli‘nin yeni çıkan kitabı Uzayan Kuyrukların Yasası kitabından tadımlık bir hikâye…. Fedai Tunca’nın anısına… Sakızgülü Sokağı’nın başladığı yerde
Bir Kadıköy Hikâyesi: Talat ile Fitnat’ın Mümkün Olamayan İzdivacı Üzerine Notlar Yahut Birkaç Diyalog “Sen beni kırıyosun!” Bu lafı
Ne düne kafa yoruyordu, ne de yarına. Sadece en iyi bildiği işi yaptığını düşünüyordu. Kâğıt topluyordu Ekrem. Neredeyse sırtında taşıyordu
Eylül geliyor Ayfer Abla. İyi gelsin, ne yapcam ben Eylül’ü? Yaz boyunca paranı denkleştirip de alamadığın klimayı bi dokuz ay
Kadının biri boğazı yırtılacak kadar bağırıyordu. Bir başka kadın da bağırana laf yetiştirme gayretindeydi. Öteki kadının ağzını bıçak açmıyordu. Onun
Evvel Zaman İçinde Bir sevdiği vardı. Her Allah’ın günü, o şimdilerde birer ikişer yıkılıp da yerlerine yenilerinin dikildiği cumbalı evlerin
Mehmet Erikli’nin dördüncü kitabı “Boşluk Kuruntusu” geçtiğimiz aylarda çıktı. Erikli, kitabını babaannesi Şirin Erikli’nin aziz hatırasına ithaf etmiş. Yirmi öyküden
Cebi Delik Tarık bir gün o çok sevdiği pilavcıyı bıçakladığında 22 yaşındaydı. Pilavcı her nedense onu öldürmeye yeltenmiş bu kaçıktan
Sardalyeler birer ikişer ayıklanıyordu. Ağı toplayan yeni yetme, balıkçı çırağı sıkça laf işitiyordu. Tek başına ağı toparlayamazdı ya yardımcılarla birlikte
Kapı aralıkları, perde, kurşuni hava, pek az söz Dağın yamaçlarına bakmayan yüzümüz ve deniz yok. Sakın beni kaçkın sanmasın bu