genç bir yazarın cep telefonu şımarıklığı

aziz kardeşim, sitemlerinde sonuna kadar haklısın. bana cep telefonuyla ulaşamamak beynelmilel bir mesele hâline geldi, gelecek! meselenin cep telefonuna inhisar

Helâl Lokmanın Düşmanlarından Biri: Kumar

Bu yazı geçen yıl (2018), üç farklı dergiye gönderilmiş fakat çeşitli sebeplerle neşredilmesi mümkün olmamıştır. Yazıdaki tarih ifadeleri, bu husus

kerziban nenem öldü

hakkında birçok şey yazmak mümkün. ancak onu tarihe bir vasfıyla kaydetmek yerinde olur diye hissediyorum: artık yeryüzünde ibadet eder gibi,

Edebifikir, profesyonel bir neşriyat faaliyetine mi başlamalı?

edebifikir, amatör bir neşriyat mahfili. bu şu demek: ürettiği metinler, ortaya koyduğu faaliyetler para kazanma konusu edilmiyor. yani ben bu

tarikat ve cemaatleri devlete bağlayalım mı?

(dör döküntü defteri – 23) bu mevzuda yazdığım ilk yazıya (dördöküntü-22) yapılan yorumlara bakılırsa bazı meseleleri tavzih etme ihtiyacı var.

tarikat ve cemaatler devlete bağlanınca kâfirler sevinecek mi?

(dör döküntü defteri – 22)tarikat ve cemaatler devlete bağlanınca kâfirler sevinecek mi? kâfirleri tanımlayalım: bugün içerisinde yaşamaya icbar edildiğimiz teknoloji

dinini seçemez ama cinsiyetini tercih eder!

15 temmuz 2016’dan sonra şekillendirilen propagandalardan birisi de “tarikat ve cemaatleri diyanete bağlayalım” diye sloganlaştırıldı. herkesin yaşı yetmez ama daha

bak işte, filanca kültür merkezini yaptık ya!

(dör döküntü defteri – 20) belki çin halk cumhuriyeti kadar yok ama türkiye’de de kamuya ait, devlete ait birçok yayınevi

üniversite tercihi yapacaklara mektup

(dör döküntü defteri – 19) kıymetli kardeşim, artık sen üniversite tercih edecek çağa gelmiş bir insansın. evvela “sayısalcı, sözelci, eşit

kendinize kafirlerden dost seçmeyin

(dör döküntü defteri – 18) size tavsiyem müslüman ülkelerinden gelmiş kardeşlerinizden biriyle, birkaçıyla tanışıp arkadaşlık kurmanızdır. muhakkak ki çevrenizde onlardan

söyle bunları hep sana demedim mi?

Bu yazı müellifi tarafından 2 Temmuz 2016’da kaleme alınmış ve Sulhi Ceylan ile Bahadır Dadak’ın yazıyı sert bulmaları üzerine Edebifikir’de

bedelli annelik vatana ihanettir!

(dör döküntü defteri – 17) sabit efendi: dün bir kadın cinayeti daha işlenmiş. haberi okumuş muydun? rasih bey: hayır, okumadım,

“geçen gün gene islâm medeniyetini ihya ediyordum”-3

(dör döküntü defteri – 16) reaksiyoner tavrın, sağcılığın bünyesinde var olan en bariz “madde”lerden biri olduğundan ve bunun da zararından

“geçen gün gene islâm medeniyetini ihya ediyordum”- 2

(dör döküntü defteri – 15) mehmet emir kardeşim de malum mefhumun gündelik tezahürüne işaret ederek bir tespitte bulunmuş: babaannesinin televizyonda