Geleceğe Dönüş
Bugün elli dört yaşıma girdim. Aradan geçen yirmi sekiz senenin ardından kalemi elime alınca gençliğime döndüğümü hissediyorum. Yirmi altı yaşımdaki
Bugün elli dört yaşıma girdim. Aradan geçen yirmi sekiz senenin ardından kalemi elime alınca gençliğime döndüğümü hissediyorum. Yirmi altı yaşımdaki
Edip Cansever’inki gibi güzel bir Ahmet Abisi olmalı insanın. Arada oturup dertlenebildiği, yanında kendini özgür hissedebileceği bir Ahmet Abisi… Hayatın
İthaf: Bir gün kendimizi adayacağımız güzel çocuklarımız olması ümidiyle Aydoğan K’ ya. İntihardan daha sevimlidir çocuklar. Bazı günahkâr kadınlar mutludur.
Hayat Tekrardan İbarettir Yazdığı tüm yazıların, aynı noktaya farklı açılardan bakmaktan başka bir şey olmadığını anladığında yaşamını şöyle bir gözden
I: Bunalımın Kaynağı; Aşksızlık. Gün boyunca koşturdun. İş yerinden çıktın ve görmen gereken insanları görüp, uğraman gereken yerlere uğradın. Sonra
“… yazı yoluyla dünyanın karışıklığına, insanın karmaşıklığına düzen getirme sanısı, daha ötesini niye söylemeyeyim, sabukluğu, çoğumuza, belki de hepimize,
Gözyaşlarını silerek doğruldu genç adam. Yalnızlığı, biçareliği hiç bu kadar derinlemesine hissetmemişti. Ve manzarayı en güzel yerden gören tepeden
Gözlerini açtığında kendini bir tepenin başında buldu. Nerede olduğuna dair en ufak bir bilgisi yoktu ve ne tür bir
Yaşamak, asla hatırlayamayacağın anlardan bir yığın oluşturarak yaş doldurmaktır. Anıları düşünürsün sürekli, hepsini anımsamana imkân yoktur tabi, unutursun. Yaşamın
İnsan anlaşılmak için anlatır. Anlaşılmanın anlamsız olduğuna inandığı anda anlatma isteği bitmiştir. Anlatılması gereken çok şey varken ve artık
Sen! Hayatımın anlamı! Hayatımı anlamlandıran! Çalkantı… Sen! Küfürbaz nidalarım! Ruhumdan beni uzak kılan! Çalkantı… Sen! Ruhumun ta kendisi! Ruhunun
“Acı çekmemek için her şeyin acı çekmek olduğuna inandırmamız gerekir kendimizi. Acı çekmemek için ‘acı çekmeyi’ kabul etmemiz gerekir.” En
“Hepimiz kendi dışımızdaki koşulların tutsağıyız.” Kendimizden, kendimize dair dış dünyada hiçbir şey bulamadığımız için; yaşamak, tutsaklıktır. Düşündüklerimiz ile eylerimiz farklı,
Aydoğan K’ya Kimin kimde kimi, kimin kimde neyi, kimin neyde kimi bulduğunu veya bulacağını kimse bilemez, tahmin edemez. Umulmadık anda,