Batı Asya’dan İstanbul’a Yolu Düşenler
Nico Türkmenistanlı, dört yıldır Türkiye’de yaşıyor. Şuan çalıştığı iş yerinin içerisinde bulunan bir odada kalıyor. Dışarıya çok fazla çıkmıyor. Polisler
Nico Türkmenistanlı, dört yıldır Türkiye’de yaşıyor. Şuan çalıştığı iş yerinin içerisinde bulunan bir odada kalıyor. Dışarıya çok fazla çıkmıyor. Polisler
Sanatın kelime anlamına kavuşup, gerçek manada kendi kimliğini algılama tarihi, esasıyla nerde ne zaman başlar bilinmez. Birçok kültür bunu sahipleniyor
“Yaptım Oldu” Derken? Falanca inşaat firmasının en tesirli sözüydü bu algımıza yerleşen: ‘ben yaptım oldu’… Çokta takdir topladı camiada aslında
Gün henüz batmaya başlamış, gecenin ev sahipleri ise köşke gelen misafirleri ağırlamak için hazırlıklarını tamamlamışlardı. Onlara göre bu gece muhteşem
Bazen, “şiddettin fiziki tarafları dışında uygulanabilir başka formları olur mu?” diye düşünmekten alamıyorum kendimi. Suçun hatırlanmasını daha fazla sağlayabilecek
Çini sanatında motifler dışında renklerde, dönemin izlerini keşfetmek açısından önem taşımaktadır. Eski metotlarla yapılan çiniler şimdiki seri üretim çinilerden
Bugün tanıştığımız, sevimli bir bankacı adamın hikâyesi çok farklı geldi bana. Masamıza sohbet için oturmadan önce kendisinin bir “kalem
İşin özünde “sanatçı” kimliğinin günümüzde ve geçmişte formları, bakış açısı ve alışkanlıkları birbirinden çok farklıdır. Geçmişte sanat icra ediyor
İki dakika farkla kaçırdığım vapurun ardından akşam saatinin mağdurlarından olmamak için hızlıca iskelenin içine daldım. Etrafa göz attığımda, elli
Adını söyleyip de merak cezbetmesini arzulamadığım bir sanat galerisine yolum düştü geçenlerde. Öyle utana sıkıla girdim mekândan içeri ki,
Matrak oyununun ustası, minyatürü olgunlaştıran, Osmanlı kronolojisini oluşturan dâhi kişi; matematikçi, silah ustası, hattat, tarih yazarı bir üstat… Doğum
Bir gecekondu mahallesinin dar sokaklarının buluştuğu küçük meydanda, bir bakkal ve onun hemen karşısında da bir kahvehane bulunuyordu. Henüz
Gözlerini açtığında kendini, yapraklarını yeni yeni dökmeye başlamış ağaçların arasında buldu. Ayağa kalkıp, etrafa meraklı gözlerle baktıktan sonra, ürkerek,
Bildiğiniz üzere Semih Kaplanoğlu’nun, beş yıl süren Yusuf üçlemesi ”Bal” ile sona ermişti. Bal filminde, Kaplanoğlu bizi heybetli ağaçlarla