Leyl II

Her şeyin başlangıcında beliriyorsun Yokluğun soluk akşam ortası Ertesiz bir ölüm kutsiyesi Dalıp gidiyorum Kırk renkli bir ışıktan geçerek Gecenin

Şehit Yolculayan Çağ

ellerim avuçlarken toprağı ve inerken gök şu hasretli başıma, bu çağa… bu çağa söyleyecek sözüm var benim, çıt çıkmaz o

incinir zincire vurulursa çocuk

kalbi olan bir gezegen’e kirli sokaklardan geçtim kirli sözler dinledim kirli kaldırımlarda kirli eller kirli taşlarla kir dolu bakışlarla fırlatılırken

Hüzün Duvarı

Kaygan eller, sersemleşmiş surat Niçin öper insanlar küflenmiş bir duvarı Dedemin duvarları sapasağlamdı oysa Şimdi ben dedemden değil sizlerden öğrendim

sergüzeşt

bir sabah bilmem ki saat kaçtı o saat ki ay, güneşin ellerinden kaçtı yayıldı asumana al yanakları güneşin sessizdi elleri

Uzak

Saçların kara bir şelale gibi Akar arasından parmaklarımın Kollarımı açar beklerim seni Küçülür küçülür birden sığarsın Ne muhayyel adam ne

Ağzım Umutlara Fırtına

Kayıtlara geçmesini isterim, kafayı yemek üzereyim Uyandım, günahı tanıdım, uyandım kadını Dünyanın ne’liği, ben’in hakikati, insanın sonsuzluk sancısı Şeyhim, tüfeğimi

72. ses

yırtıldı gece kaşlarının arasından sarkan çığlık bakarken yarınlara hem de ayazında sabahın sen ensemde çıkan çıbanların gerisinde her zaman vakti

Leyl

Tüm zamanlar sende soluklanır Issızlığım senden alır rengini Ve bütün derinlikleri senden öğrenir kuyular Silik ve görkemsiz sular sende billurlaşır

Kendi Ağına Dolanmış Bir Örümceğin Kederi

Sırtım hep bıçak yarası… Mutlu olma isteğinden vazgeçtim İçim kendine sel, kendine kumpas Yıkılmaya meyilliyim, bilinmesini istemem Az kalsın ölüyorum

Dünya

bir devinimin ortasında ……………ağır aksak devirdim nice cidarı omuzlarıma yığılan kesif bir bulantı değil miydi dünya bir düğümün izdüşümünde ………….. sessiz

Havar

Yağmuru bekliyorsun gelincik Baharı bekliyorsun gözün aydın Tohum çatlayıp filizini uzatınca Bu yeryüzü merakı Bu güneşi özlemek faslı Bu ayet

İllâ

Ben sana bin yarayla seslenirim Yaramı kırk sesle yıkayarak Sınandığım cümleyle Çığ düşlü dağ çiçeklerine özenip Akmadan renklerimden Senden bana

Ölsek de ravzanı ruhumuz bekler

Medine Savunması yakın tarihimizden günümüze, bütün Müslümanların ibretlik bir tarih aynasıdır. Bu müdafaadan kalan birçok canlı hatıra, yazışma ve belgenin