Kalbim Gerçekten Kırık
Kalbim gerçekten kırık ve eylülün ortası yürüdüm yazmadığım şiirlere basarak yalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartası her solukta yeniden eksilerek
Kalbim gerçekten kırık ve eylülün ortası yürüdüm yazmadığım şiirlere basarak yalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartası her solukta yeniden eksilerek
Beni bu dipsiz kuyulara sen attın. Saçları yaldızlı, granit taşlarla bezenmemişti kızların. Hah! Kuyu denince aklıma, çakır gözlü Kadir ağanın,
Dinleyelim dağ başında figânı Görelim ne demiş o Leylâ Leylâ Uğra yâr yanına eyle selâmı Dâim ezberimiz bu Leylâ
sen sokağımdan geçerken çocukluğuma doğru büyür bir bebek gibi ölmek isterdim sessizlik kan gibi dolaşırdı sözcüklerimde saçlarımı saçlarına eklerdim kurşundan
Uzun bir geçmişimiz var Hiç yorulmadan En azından bir kere eğlenceli beşik ha biz varız ha biz maskeli balo Saygıya
Ezelden aşk ile biz yana geldik Hakîkat şem’ine pervâne geldik Tenezzül eyleyip vahdet ilinden Bu kesret âlemin seyrâna geldik Geçip
Seninleyken kendimi hiç sevmedim Yaslandığım ağaçlar yaprak açmadı Parmaklarımı teker teker kırdım Kendi yerimde olsam seni terk ederdim Seninleyken hiç
XLV. Kanto, Ezra Pound’un faizi kıyasıya eleştirdiği ve kapitalizmin kökünde faizin olduğunu anlattığı bir şiirdir. *** XLV. Kanto Ribayla Ribayla
Göklerde kanat açmış gûya gönlümce hür kuş Ben değil mi yine ben kedere hedef durmuş Gizleniyor bildiğim saklambaç oyununda Benim