Bunları da Sakla Raşit
raşit sonra hatıra biriktirir elimizde kalan ne varsa ne varsa dokunmuşluğumuz hatrına insanların ne varsa tutmuşluğumuz bir kivi kokusunun ciğerini
raşit sonra hatıra biriktirir elimizde kalan ne varsa ne varsa dokunmuşluğumuz hatrına insanların ne varsa tutmuşluğumuz bir kivi kokusunun ciğerini
ölüm ellerimizde temiz saklı duruyor gamdan ve gülden geçmeden künhüne ermeden siyahın yapılacak bir şey daha var on sekiz değiliz
gülersin bilirim cennet gülersin ölümlü bir düşüşle düşmenin sırası değil ikindi vaktine yaklaşıp menevşeleri ve erguvanları ve kız kulesini yarım
diyebilirim ki ben hepinizin ortasından sessizce geçmeliyim size söyleyeceklerimi biriktirdiğim defterimi gözünüze ve söylemek üzere olduklarımı hazırladığım kalemimi de gözünüze
susuyorum ve yumuşak bir geçiş yapıyorum gökyüzüne doğru akşam çünkü kirli bir oyuncak ve ellerimizi yeryüzüne düşesi yapıyor hep bu
Raşit Ulaş Çetinkaya, kendine kök saldı ve durdu gökyüzüne baktı… *** Dünya’nın bilmem kaç milyonuncu asrıydı. Belki beş milyon asır,
asuman, inceden hüzün çiseliyorsun ve ben bunun farkındayım asık suratınla seyrediyorken yeryüzünü ağlıyorsun sanki yalandan ağlıyorsun kaldırımların kenarından akıp giden
Raşit Ulaş Çetinkaya soruyor: Nesrin, sen neden bu kadar güzelsin? *** Yağmur yağmak üzere Nesrin, hava karanlık, deniz fena kinlenmiş.
Raşit Ulaş Çetinkaya, Cüneyt Arkın’ın Brad Pitt’ten daha yakışıklı ve Brucu Lee’den daha delikanlı olduğunu anlatıyor. *** Kendini Hiroşima’da bulabilir
Raşit Ulaş Çetinkaya “Güvercin Kanatlı Müezzin” şiirin masalını yazdı. *** Rivayet oldur ki Üsküdar’daki Gülnuş Valide Sultan Camii’nin müezzininin, Tekbir’i minarelerde
Dosyamızın ikinci yazısını Raşit Ulaş Çetinkaya hazırladı: Yeni Türk Edebiyatı *** Giriş 1839’da Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile başlayarak günümüze kadar
Sonbaharın en gri günleriydi. Şehrin doğu ve batı mimarisi arasında kalmış dar sokaklarında saatlerce yalnız başına yürüdü. Kendini yorgun hissetmeye