Minimal Öykü: Yılların Eskitemediği
Yıllar sonra kimsesiz ve dar bir sokakta yağmurun altında karşı karşıya geldiler. Kadın kalabalık bir bakışla baktı adamın yüzüne: Gözlerinin
Yıllar sonra kimsesiz ve dar bir sokakta yağmurun altında karşı karşıya geldiler. Kadın kalabalık bir bakışla baktı adamın yüzüne: Gözlerinin
Künye: Uzun Bir Adam, İlhan Berk, YKY, 1. Baskı, 1993, İstanbul *** “Kendim üstüne bir kalem denemesi diye bakılmalı bu
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’le Kanuni Sultan Süleyman etrafında dönen tartışmaları yazarımız Ömer Ertürk konuştu. *** Bu gün bazı medya gruplarının,
Sezai Karakoç dosyamızın dördüncü yazısını Ömer Ertürk yazdı. “Sezai Karakoç, Hızır habercisidir.” *** “Biz yangında koşuyu kaybeden atlarız Biz kirli
Zaman ayaklarımdan geçmişe doğru uzanırken, ben yine gecenin gündüzle buluşacağı yere bırakıveriyorum kelimeleri. Sevdaya dair ne de çok söz edilmişti
Dünya hayatı bir yokuşa benzer. Fazlalıklarınızdan kurtulduğunuzu sandıkça, nefes almayı kesrette arar ve yeni fazlalıklar edinirsiniz. Yokuşun son noktasına
Mahfuz dönüp aynı yöne baktı. Adamı görünce adeta şok geçirmişti. Mustafa Cemal yerinden hışımla kalkıp adama doğru koştu ve
“Bakın beyefendi; bakışlarınız, tavırlarınız beni sinir ediyor. Ne yaptığınızın farkında değilsiniz sanırım. Şuurunuzu kaybetmiş gibi davranmanız, çok büyük bir
Sensizim. İçimi kalabalıklaştırıyor yokluğun. Eskimiş günler duruyor pencerenin ardında. Bir de kanırtan nefesler. İçimde, tam şuramda. Bir şiir sancısına
Yalnızlığımda çoğalmış yaralarımı öpüp, uyandırdım kendimi yarı uyunmuş bir uykudan. Noktalama işaretlerini attım dilimden. Duraksamadan, soluksuz bir acıyı tatmak
Şimdi ne desem sonu sana çıkacak biliyorum. Yalnızlığımı suskunluğumun kuytu köşelerinde büyütüp bekliyorum. Yalnızlığım büyüdükçe, yaralarım çoğalıyor bir bir.
Gece yarısı uyanıp, çerçevede duran resme uzun uzun baktı. Sonra resmi çerçeveden çıkarıp, pencerenin kenarında bir müddet durdu. Bir