A’raz

-17 yıl oldu rüyalarımda o kapıyı çalmaya imtina ediyorum Bunca borçla eve dönemem, kalbimi bırakacağım yeni bir bahçe buldum- Bunca

kırk

ölür ruhuna bıçak keskin yalnız kuşları yalnız kuşlar söylediğinde elimde kilitli bir odanın şarkısı gök yüksekten yüksekten gözlerime çakılır kanatsız

Z-Faktörü

Lale Müldür’e     I. vaktin kepengine sıkışırken bir kelebek bir kelebek insan olmaya imrenirken ben seni düşünürüm ve kırmızı bir larva

sisifos bir gün ölecek

sen bu ışığın bilinmeyen uğurusun uğur dediysem böcek yok siyah bir ırmaktan yıkanmış saçların portakal reçeli sürdüğüm ekmek ve dilimdeki eksilmiş

Y-Faktörü

o bana suda bir şey aramakta yardım etti. Yaşamımdaki saklanmış şey bulundu. bir inci kolye dizdim kadın olmanın anlamını düşündüm.

Megapolde Aranılan Kuyudur

geçmişin geçememişleri biriktiren yokuşunda -sancılar eteğinin uçlarında sallanırken ve darağacında başın- cellat ile sığınağı bir edip ölünen yerden dirilmek suretinin

Bizim Yunus

İy bizümle yâr olup dosta giden gelsün berü Yok eyleyüp kendözin cân terk iden gelsün berü Terk idelüm kâl ü

Bir Mesaj: 5TL

Bir şeyler yapmalı yoksa Bakırköy Ben ki bir kahveyi büyütüyorum Kanepe genişledikçe genişliyor İşte tam bu anda yani anladın işte

Yitiş Sancısı

ben bu köşelerin tutsağıyım çok eski bir yitişten kalmadır gövdem kendime baktıkça dünyanın gelip geçen çağlarını görürüm sanki göğsümden ağan

Ümmî Sinan Divanı’ndan

Evveliñe olmadı hiç ibtidâ Âhiriñe dahı yokdur intihâ Zâhir ü bâtın saña hep muntazır Bâb-ı fazlıñdan ider küllî recâ Ey

Tören

rüyamda cevdet karal’ı gördümserçe parmağına bir demet çiçek saklamıştıçıkardı, koydu masayaçok sesli bir sancıyı söküp kalbindenonu da koydu masayaaynanın karşısına

Tahammül Mülkünü Yıkdın Hülâgû Han mısın Kâfir

Tahammül mülkünü yıkdın Hülâgû Han mısın kâfir Aman dünyâyı yakdın âteş-i sûzan mısın kâfir Kız oğlan nâzı nâzın şeh-levend âvâzı

Yanan Dil mi Ciğer mi?

Yüzüñ gün mi kamer mi bilmek olmaz Sözüñ dür mi güher mi bilmek olmaz Ne hûrî-zâdesin sen iy perî-rû Melek

Bir Filmden Bir Kesit

Bir hikâyeye dahil değilsek, kurguladıklarımız için suçlanamayız. İç: Ellerin dokunmadığı hiçbir şey kalmamış ve dokunulmamış gibi geziyordu koltukların üzerinde. Bir