A’raz
-17 yıl oldu rüyalarımda o kapıyı çalmaya imtina ediyorum Bunca borçla eve dönemem, kalbimi bırakacağım yeni bir bahçe buldum- Bunca
sen bu ışığın bilinmeyen uğurusun uğur dediysem böcek yok siyah bir ırmaktan yıkanmış saçların portakal reçeli sürdüğüm ekmek ve dilimdeki eksilmiş
geçmişin geçememişleri biriktiren yokuşunda -sancılar eteğinin uçlarında sallanırken ve darağacında başın- cellat ile sığınağı bir edip ölünen yerden dirilmek suretinin
İy bizümle yâr olup dosta giden gelsün berü Yok eyleyüp kendözin cân terk iden gelsün berü Terk idelüm kâl ü
Bir şeyler yapmalı yoksa Bakırköy Ben ki bir kahveyi büyütüyorum Kanepe genişledikçe genişliyor İşte tam bu anda yani anladın işte
ben bu köşelerin tutsağıyım çok eski bir yitişten kalmadır gövdem kendime baktıkça dünyanın gelip geçen çağlarını görürüm sanki göğsümden ağan
Evveliñe olmadı hiç ibtidâ Âhiriñe dahı yokdur intihâ Zâhir ü bâtın saña hep muntazır Bâb-ı fazlıñdan ider küllî recâ Ey
Tahammül mülkünü yıkdın Hülâgû Han mısın kâfir Aman dünyâyı yakdın âteş-i sûzan mısın kâfir Kız oğlan nâzı nâzın şeh-levend âvâzı
Yüzüñ gün mi kamer mi bilmek olmaz Sözüñ dür mi güher mi bilmek olmaz Ne hûrî-zâdesin sen iy perî-rû Melek
Bir hikâyeye dahil değilsek, kurguladıklarımız için suçlanamayız. İç: Ellerin dokunmadığı hiçbir şey kalmamış ve dokunulmamış gibi geziyordu koltukların üzerinde. Bir