Geç Gelen Duygular
Tutuşsak el ele bir yaz sabahı Çıksak Şardağı’nın yücelerine Kovsak saatleri dakikaları Baksak Elbistan’ın gecelerine Donsa şekillerin renklerin izi Zaman
Tutuşsak el ele bir yaz sabahı Çıksak Şardağı’nın yücelerine Kovsak saatleri dakikaları Baksak Elbistan’ın gecelerine Donsa şekillerin renklerin izi Zaman
Duruverdi önümde hantal bir hayat İstasyon durağı ben, peron no 41 Eskizleri düşlerin hakikatmiş meğer Limonsuz çay, birkaç öykü ve
ıslak döşemelerinde kupkuru cildinizle hemşerim siz bu memleketin yabancısı değilken gözleriniz delişmen gururunuz belli belirsiz çok boğazımıza bir dizi düğüm
Eksiğiz, kuralları ihlal edemeyecek kadar cesaretsiz Bırakıp çekilmek için yeterince nedenimiz birikmiş olsa bile Direniyoruz duyumsadıklarımız kulaklarımızı tırmalıyor Yağmurun eştiği
Pencerelerimi kırdım, pervazlarımı söktüm Sen ki bir başkasına yurt oldun Buna ağlayacağım Kalbim kelimelerin yitirdiği anlamlara ev Hani katı olan
Ganîdir aşk ile gönlüm ne mülküm ne menâlim var Ne vasl-ı yâra handânam ne hicrândan melâlim var Ne sağ olmak
On parmağımda on parmak kuklası Her biri birbirinden çok sahici Somurtkan, geveze, huzurlu, yaşlı Sahneden inene dek şov zamanı Shaw
Sen Bir bayrak gibi fırtınamda Parçalarcasına dalgalandırdığım sen Gölgesi sıtmamın ufuk çizgisiyle kesişen Hayalî bir asumandan ibaretsen Ben Kefaretsiz bin
Bildiğin şeyler. Tanıştığım her yeni ruh ayrı bir tedirginlik. Sana kötülükler diliyorum. İçimde kaç gök kararmaya mahkûm. Bildiğin şeyler. Senden