Komünizm’de Kadın ve Aile
Rıza Can Ermiş’in yazdığı Karşılaştırmalı Komünizm ve Kapitalizm yazı dizimiz başladı. *** Hakikat, insana ait olan tarihin başlangıcından bu yana
Rıza Can Ermiş’in yazdığı Karşılaştırmalı Komünizm ve Kapitalizm yazı dizimiz başladı. *** Hakikat, insana ait olan tarihin başlangıcından bu yana
Abdussamed Geçer, bu sefer Nietzsche’nin felsefesini Schopenhauer ve Wagner üzerinden değerlendiriyor. *** 1. NIETZSCHE’NİN FELSEFESİ Nietzsche’ye sosyal olarak baktığımızda pek
Mükerrem Mete, dünyayı kimin yönettiğini sorguluyor. Ufuk açıcı bir yazı. *** İnsanlar genelde dünyayı güç odaklarının yönettiğini düşünür. Bu güç
‘Kelimeler tartılır mı?’ demeyin ve İbrahim A.’yı okuyun. *** [Kelimelerin Ağırlıkları Üzerine Bir Deneme] Bende epeyden beridir oluşan ve
Her şey Mücahit Emin Türk’ün yazısına Rıza Can Ermiş’in yorum yazması ile başladı. Akabinde ilginçtir başka bir yazarımız Demal Öcen,
29 Kasım 2012 Perşembe günü, Rıza Can Ermiş’e yazdığım cevaba, mukabil bir yazıyla cevap aldım. Kıymetli yazarımız, benim öne sürdüğüm
İnsanların büyüklükleri, onları yazabilme, izah edebilme, anlatabilme oranıyla ters doğrultudadır. Ne kadar zorlanırsa yazarken insan, ne kadar itina ederse
Başlıktaki iki kelime, Yahya kemal’in siyaseti içselleştirme şeklini, kendi dünyasında siyasete nasıl yer vereceğini gösteren tabirlerdir. Buna, Yahya Kemal’in
“Aşk şakayla başlar ve ciddi durumlarla biter. Din aşkı inkâr etmez. Zira yürekler Allah’ın elindedir” der İbn-i Hazm “Güvercin gerdanlığı” adlı eserinde. O. Wilde batıdaki
I: Bunalımın Kaynağı; Aşksızlık. Gün boyunca koşturdun. İş yerinden çıktın ve görmen gereken insanları görüp, uğraman gereken yerlere uğradın. Sonra
İnsan anlaşılmak için anlatır. Anlaşılmanın anlamsız olduğuna inandığı anda anlatma isteği bitmiştir. Anlatılması gereken çok şey varken ve artık
“Acı çekmemek için her şeyin acı çekmek olduğuna inandırmamız gerekir kendimizi. Acı çekmemek için ‘acı çekmeyi’ kabul etmemiz gerekir.” En
“Hepimiz kendi dışımızdaki koşulların tutsağıyız.” Kendimizden, kendimize dair dış dünyada hiçbir şey bulamadığımız için; yaşamak, tutsaklıktır. Düşündüklerimiz ile eylerimiz farklı,
Aydoğan K’ya Kimin kimde kimi, kimin kimde neyi, kimin neyde kimi bulduğunu veya bulacağını kimse bilemez, tahmin edemez. Umulmadık anda,