Gir KPSS’ye de işinin adı belli olsun!

Ne zamandır içimde biriken, biriktikçe dibi tutan, pelteye kesen bir derdim var. Nasıl etsem de toparlayıp söylesem diye mecra aradığım

Sadede Gelmek

Acısını, bir sanat eserine dönüştürebilenlerden değilim. En azından o acı tazeyken… Bayatlaması gerekiyor bir nebze kalem oynatabilmem için. Taze ekmekle

Ceteris Paribus

Asırlar öncesinde, buralardan çok ama çok uzaklarda bir ada ülkesi vardı. İnsanları, o kadar uzun zamandır oradaydılar ki nereden ve

Resmî Evrak

Odam öyle kalabalıktı ki toplamaya nerden başlasam dağılma oradan yayılacaktı diğer yerlere. Gölgeli umutlar, pembe yalanlar, beyaz düşler, tozpembe hayaller;

Biçime Dâhil Boşluk

Konuşalım Susmak üzerine Lâl kesilmek üzere Ağarmadan beklemenin saçları Avutalım köşeli kelimeleri Sütten kesmek niyetine Avurtları çökmüş şu sonsuzluğa Diş

Beklenti

“İnsan, bir şeyi çok beklediğinde, o beklediği zamana acıyıp da bekliyor. ‘Bu kadar bekledim, belki gelir’ diye. Gelmesi, artık çok

Geniş Zamanın Hikâyesi

Hasan Abi’nin, kargalar henüz kahvaltılarını yapmamışken ocağa koyduğu çayı her zaman leziz olur. İstanbul’un bir türlü İstanbul olamamış bu kenar

Sıkıntı Deyip Geçmeyin!

Davut Bayraklı’ya… Kasvetli bir ofis ortamıydı. Odaya, kesif bir sigara dumanı hâkimdi. Herkes işine gücüne gömülmüşken o, içinde tepinip duran

İstasyon Hikâyesi

Duruverdi önümde hantal bir hayat İstasyon durağı ben, peron no 41 Eskizleri düşlerin hakikatmiş meğer Limonsuz çay, birkaç öykü ve

Hayalbazın Elinden

On parmağımda on parmak kuklası Her biri birbirinden çok sahici Somurtkan, geveze, huzurlu, yaşlı Sahneden inene dek şov zamanı Shaw

Anılarla Gün Gün, Saat Saat Çanakkale

Çanakkale muharebelerinin üzerinden kocaman bir asır geçti. Ancak günümüz coğrafyasında olsun, uluslararası ilişkilerde olsun, bu savaşın etkilerinin halen devam ettiğini

Kök ve Kanat

Sen Bir bayrak gibi fırtınamda Parçalarcasına dalgalandırdığım sen Gölgesi sıtmamın ufuk çizgisiyle kesişen Hayalî bir asumandan ibaretsen Ben Kefaretsiz bin

Osmanlı’da Bir Dram: Şah-ı Cihan’a Nasıl Kıydılar?

Bundan yaklaşık dört asır öncesi, pâyitaht tarihinde ilk; dünya tarihindeyse eşine az rastlanır bir hadise gerçekleşti. Dönemin meşhur tarihçisi Tûgi,

Bir Balkan Savaşı Hikâyesi: “Selanik İçinde Salâ Okunur”

“Tarih, geçen zamanların şahididir, onun gerçeklerini aydınlatır, anıları meydana çıkarır, günlük yaşamımıza yol gösterir ve eski zamanlardan bilinmeyen olayları anlatır”