Bahadır Dadak: “Yaşam bir gergef şimdilik. Akıl ve sezgi arasında kasılan ahşap bir daire…”

Yazarlarımızdan Bahadır Dadak ile yeni kitabı “Aldanmanın Muhtasar Tarihi” çerçevesinde beğeneceğinizi umduğumuz ilginç bir söyleşi gerçekleştirdik. (Oğuzhan Yılmaz) *** Kitabınızın

İstidlâl

On beş aydır temizdi. Ayık olmanın temiz olmakla aynı manaya geldiği bu şehirde yürürken, bir yere yetişiyor olmanın heyecanını çoktandır

Açlığın Karnına Bağladığı Taş: Knut Hamsun

Uykunun ateş çemberinden geçmek çetrefil bir iş… Ne ki, güneş ve ay beni bir akrobata çevirdi. Bir aslan terbiyecisi oldum.

Kendine Tapmanın Muhtasar Tarihi: Fors-modern GYM Kültürü

Hobi bahçesi bezirgânlığı, türbedarlık, kabristan mihmandarlığı, home office grafikerlik, çocuk bakıcılığı, pastel boya tamirciliği ve bisiklet turu organizatörlüğünden sonra hayatı

İşgal

ben ki bir çiçektim senden başkasını severek bir savaş suçu işledim son dileğimi yazmak için harflerin peygamberinden yeni bir alfabe

Kendini Kandırmanın Muhtasar Tarihi; Özel Teknikler, Bal Şerbeti, Mutluluk

* İnsanın en muteber kendini kandırma yöntemlerden biri kendi gerçekliğini görmezden gelmesi, yani körlüktür. Medeniyet, sanat ve düşünce tarihimize baktığımızda,

Bir Cinnet Dekorasyonu

Henüz üzümün yaratılmadığı günlerden bu yana, neredeyse her gün kapısına tebelleş olan misafir, o akşam yine gelmişti. Ne vakit gelse

Rutinin Zembereğine Sıkışan Melankolik Kelebekler

Sulhi Ceylan ve Bahadır Dadak’tan minimal bir öykü… *** Bahadır Dadak huzursuz düşlerinden uyandığında kendini papatya desenli şezlongunda korkunç bir

Cevdet Karal’ı Niçin Okumalıyız?

Bazı yazarlar vardır, yazdıklarını okumaya doyamayız. Bu sebeple daha çok bilinmesini, başkalarının da okumasını isteriz. İnsan işte, sevdiğini paylaşınca mutlu

“Adını Yazmayan Oy Pusulaları Var”

Çatırdayan kirişlere selam olsun. Eski Maraş’ı bir dakika içinde yenileyen İsrafil Aleyhisselam’ın kemendine, Reyhan Apartmanı’na, bana namahrem eli dokunmasın, enkaz

Diriler Evinden Notlar

Kırdığım aynalara sarılarak uyudum bugün. Etime saplanan her parçada, kanımı akıtan her kıymıkta, çitlerin üzerinden neşeyle atlayan bir koyunun sürüye

Yalancı Oje

yalancı ojeler sürdüm bir asma yaprağının doğumunu andıran ufacık tırnaklarına kızımın ellerini ağzına götürme sakın acı sütü olup incirin tırnaklarından

Enkaz

Doğdum secde ettim ve konuştum bir yudum süte hasretken kızıl denizi ikiye ayırdım kiralandım, duvarları yıkılan bir isme silinmez mürekkebiyle,

Nar

koca bir nar çatlıyor topuklarında annemin biri ben oluyorum tanelerinden diğeri ölü doğan çocuklar toprağa düşüyor adım bir çiğ süt