Saçlarımda Günlerin Sensizliği
Serdar Kocabaş, yüzündeki gülümseyişi sildirdi. *** Senden sonrası… Yine tren yollarındayım. Rayların yenilenmesini beklemeden kendime yeni acılar buldum. Anlayacağın hüzün,
Serdar Kocabaş, yüzündeki gülümseyişi sildirdi. *** Senden sonrası… Yine tren yollarındayım. Rayların yenilenmesini beklemeden kendime yeni acılar buldum. Anlayacağın hüzün,
Günümüzde hemen herkes tarafından kullanılan tükenmez kalem, ilk kez 1938 yılında Macar heykeltıraş ve gazeteci Lasalo Biro tarafından bulundu. Biro, o
“İktisadî kölelik ağırdır” diyor Andre Malraux, “ama iş onu yıkmaya gelince insan siyasî, askerî yahut dinî köleliği güçlendirmek zorundadır.” Sonra
Mümin Munis, şiirinin Edebifikir’de yayınlanmaması üzerine kalbe dokunan bir deneme yazdı. *** Leyla’yı görürseniz benden hürmetle selam söyleyin. Satırlar arasında
Edebifikir, tek tek tarih yazarlarını değerlendirdi. Belgesiz konuşmayız! *** Vahdettin Engin: Belgesiz konuşmamaya çalışan eşine az rastlanır iyi bir tarihçidir.
Leyla’yı anlatırken neden cüzzama yakalanır Abdullah Karaca? *** Tatil neydi? Kiralık sevinişler… Kapı neydi? Umutlu ellerle dokunuşlarımızın ilk muhatabı… Uçurtma
Bilal Can; Ramazan’ı selamladı… *** Açız. Susuz ve uykusuzuz. Kimse dönüp bakmıyor açların yüzüne. Açların yüzüne kimse bakmıyor. İnsan aç
Yitirilmiş bir ormanın suskunluğunda dolanacaktım ömür boyu, var olabileceğim tek yerin sınırlarında. Defalarca kendimi aramaya gidecek, bulduğumda ardımsıra bırakmak zorunda
İnsanoğlu nasıl da zayıf bir yaratık! Çoğu zaman kendi zekâsını, kendi düşgücünü, kendi fikri birikimini önemseyerek yaşıyor. Kendinin ne düşünemediği
İtiraf ve teşhircilik modern bir eylem… Fatmanur Demir kendi üzerinden ‘itiraf’a değindi. *** Anlamsıza anlam yüklemeye çalışmak kadar anlamsızdı düşündüklerim.
Davut Bayraklı, Sedat Umran ziyareti izlenimlerini yazdı. *** İstanbul Darülaceze’de münzevi bir şekilde yaşamına devam eden Türk Şiirinin usta şairi
Nihâyet Bilal Can okulunu bitirdi. Bitirir bitirmez öğrencilik sonrası psikolojisini yazdı. Yazı bizi çok derinden etkilediği için kendisine bir teklifimiz
1977 Türkiye’sinde halkın maneviyatından söz açmak çetin bir meseleyle hesaplaşmayı peşinen kabul etmek demektir. İşin kolay bir yanı var, o
Sibel Kaya, ölçülebilir aşkları anlattı ama hüzünle… *** Kızın saçları ipek gibi… Endamı, tavırları, o dupduru yüzüyle eksiksiz ve kusursuz