
bölünmüş yola
yollarımı kırdılar
çıktım enfes bir yola
çokça şarkılarınız arasında
retarder sesi kulağımda
kemanımı kırdılar
eteklerime bastılar
attım allah’ın eteğine
bunu da giyindim dolabımdan sonunda.
döndürdü beni bak yunus
bana da deli dediler
eğrim bile doğru kaldı yanlarında
ömer
ilçenin meczubu
onunla allahlarından bulsunlar falan diyoruz
hişt sessiz ol fate sen
böyle yunus olunmaz ki minik kerata
kalk eylenme buralarda
neslin tükenmeden git
çünkü son caretta
ruhumu kırmışlardı
incelttim beni
şimdi aralarına sızabilirim
korkuyorum ya kaçırırsam hızır’ı
ya bir kaza çıkarsa musa’lı dilimden
sabrım sıfır
ama çabalı ellerimden sever misiniz beni
saatimi kırdılar
ama beni bir tek tam gün allah izleyebilir
mesai saatlerim bir tam gün etmez elbet sayınlar
şimdi vaktim yaşlı bir kedi gibi
iştahsız
var ama bana kadar
kalkmayacağım minderimden
minderin kendisi oluncaya kadar
omurgamı kırdılar
kahrımdan anamın karnına döndüm
büküldü belim
kabuğum nerede
nerede evim
omurgam nerede
hiç yemediğim karidesler
dönüyor gözümün önünde
kalemimi kırdılar
dört tane uç elde ettim
ah efendim (gerçek efendim)
orijinallerden oldum
dirildim mi yoksa
ait olduğum yere mi döndüm
hep bir duman tüttü tepemden
aynaya baktığımda kimi gördüm
hanımefendi sırroldu dediniz mi ardımdan
size biraz bulunmaz olmak isterdim
köşelerimden kırdılar
herkes bir köşeyi tutmuştu
ben de bir ağaç buldum
gündüzleri bize tahsis edilmiş
selam size ey mübarekler
selam size canını taşıyamayıp kendini asan bebekler
yine de iyi ilerlediniz
bu alçak dünya seviyesine sabrettiniz
silahımı kırdılar
sesini duydum
umarım dikkat çekmek içindir
görünmeyenlerin
görünür olmak arzusu iliğimde
şimdi hangi dersleri asayım
hangi dersten kalayım
ağaçtaki meyveye bakıp
tadına mı varayım
bir şey patladı damarlarımda
bilinmeyenlerden oldum
istemedim ama yan cebime koydum
yabancı sen bakma bana
ben seçtim o çürük dirseği
en yaralı kolum en güçlü kolum oldu
kolum aşikâr etti içimdeki çürüğü
bir benimi sığdıramadım
çok düzenli çantama
onunla taşındım orjinaller diyarına
burası orjinaller kapısı dendi
okumuş kadın tabii
deli diyemedi
ömer var
ilçenin meczubu
takılacaktım peşine
o para ve sigara ister genelde
belki ben de merhamet dilenirdim sizlerden
tamam ramaktı ama
81 ilin 973 ilçesinden
birini tiklemedim mi
dilimi kırdılar
inlemeklere yükseldim
ben bir çocuk kadar
benimle eğlendirdim
şimdi sormayın bana bir şey
ben bilinmeyenlerden oldum
sırrolsam ne iyiydi
bir bebek kalsaydım kollara alınan
merhamet edilen
ama ağzıma bırakılan o teberrük
halkın zehir zifir diliydi
ariflerim, beni sökemez misiniz
oradan
beni kıracaksanız sadece siz kırın-almayacak insana al denirkenki rahatlıkla-
yolda bırakmazsınız beni de değil mi
şimdilik dolaşık
ve aklar düşmeye başladı
bölünse de yollarım toplarsınız değil mi
Fatmanur Petek


1 Yorum