Gençtim

Ben eskiden gençtim
Bir anlık öfkeyle
Duvarlarım alev alır
Dondurucu rüzgârlar
Kalbimde eserdi.

Eski bir aşkın arşivi,
Tozlu tapınak gibi.
Yanmış hatıraların kokusu
Hiçbir zaman çıkmaz ki!

Fotoğraflar:
Birbirine yaslanmış iki yalan
Bir soluğa duyulan susuzluk
Hepsi bildiğimiz renkler.

Anlattım da onca
Dinlemedi hiç kimse.
Cevap vermek için
Sıra beklemekti tek bildikleri.

İçi şarapnel dolu bir cümle
Eskiyince dilimde,
İyileşmemeli, derinleşmeli,
Adıma mühürlenen acılar
Bulamasın diye beni.

Yıllar ateş alırken yüzümde
Derin nefes almayı öğrendim
Dilsiz bir gölgeye dönüşmeyi,
Bir yılanı sever gibi
Öfkemi boğmayı.

Duruldum işte
Sönmeyi ibadet belledim.
Çaldığım kapıyı
Diğer taraftan ben açtım.
İçime astığım deniz
Küle döndü.

Sulhi Ceylan

(Yedi İklim Dergisi , 435. sayı)

 

 

DİĞER YAZILAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir