Ahrete İntikâl Etti İnsaf
küçüklü büyüklü kıyametler kopuyor çocukların ölümüne yüzlerindeki firdevsin güzelliği kalıyor bilmem kaç tarafı kanla çevrili yeryüzüne kapılmış, yokuş yukarı akıp
küçüklü büyüklü kıyametler kopuyor çocukların ölümüne yüzlerindeki firdevsin güzelliği kalıyor bilmem kaç tarafı kanla çevrili yeryüzüne kapılmış, yokuş yukarı akıp
Kapı aralıkları, perde, kurşuni hava, pek az söz Dağın yamaçlarına bakmayan yüzümüz ve deniz yok. Sakın beni kaçkın sanmasın bu
k harfinden gülümsedin sen sesinde zakkum ağaçlarının salınışı hiç parasız kaldın ve söylemedin bunu yüzümüze bir burjuva gibi oysa bizim
diyebilirim ki ben hepinizin ortasından sessizce geçmeliyim size söyleyeceklerimi biriktirdiğim defterimi gözünüze ve söylemek üzere olduklarımı hazırladığım kalemimi de gözünüze
bir fotoğraf çekersin geride bırakıp tüm anıları arar bulur gibi geçmiş hataları o fotoğrafta ölümsüzleşen her şey belki bir avuç
Kesiyorum kâğıtlarımla Dokunaklı bir körlüğün prangalarından Kurtulma arzusundan kopmuş Yüzlerce korkuluğun harflerini Telgraflar ulaşmadan Savaş naralarına kavuşulamayan zamanlarda Suyu dinlemek
yani bir tabuta mı kaldı ağacın tutmak yasını sahi, ağaç toprağa yaslanınca yağmurun yağması ihtiyar gezdiren ıslak konaklar göğe doğru
kopuyor irdelendiği yerden iki büklüm …………………………………… sadakat bağdaş kuruyor sûr üflenmiş sızılar Üsküdar iskelesinin tam olmasa da ortasına hiç’e çıkıyor
İnstagramda gördüm seni madam Retrikasız resmin de vardı yandan Rabia pozu verince tam İslamcı kalbimden vurdun beni #vscocam Koşarak geldim
1. bu yaşıma varınca anladım basit hikâyeler tehlikeli Allah’ım bir hikâye basitse inanmaktan başka çaresi olmuyor insanın o çitlerin arasında
Malatya’lı bir kızdı çocuktum ilk sevdiğim sağlık memurunun kızı ilk manim ilk ezberim koluma jilet bastım yazın göreyim diye sevdiğimi
susuyorum ve yumuşak bir geçiş yapıyorum gökyüzüne doğru akşam çünkü kirli bir oyuncak ve ellerimizi yeryüzüne düşesi yapıyor hep bu