
sabit öfke
tuzu kurular
yastıklı başıyla hoş olanlar
anlayamayacakları derde gözyaşı dökene
kınar gözle bakanlar
bir elma verilse
elmanın sevdikleri,
kendilerinden bir elma alınsa
çürüyen yiyenin dişleri,
yetime bir hırsızlık nasip olmayacak neyse ki
tutileri kafeste
evleri berceste
çün çirkin değiller
-kir belli etmiyor
çıktıklarında üç kağıtla yollara
mutlak en az üç köşeden dönerler.
aşık atılmaz
benimse ellerim âmâ
o tutinin akrabasıyım gönül coğrafyamda
gözlerimden akanlarla
bir şelale yaptım bağrıma
aktım dallardan
döküldüm tacirin ayakları dibine
tutiye bir mesaj çaktım
ölü taklidi yapacaksın
hah işte böyle.
nemli kaside
bundan böyle beni ancak
ganimetlere koşmaktan haya edip
sadece onun beni koyduğu yerde beklemem
memnun edecektir
morlar tartışmam artık
sadece alınlarının aktan yoksunluğunu
ima eden bir bildiri olabilirim
gidemem hoşlarına
taklalar atamam beni sevecekler pahasına
bana nasip olan bu küçüklüğüme
perilerden iksir toplamam gayri
büyük olmak şöyle dursun
daha da azalırım
ki taşların arasında bana ulaşamasın
demir ökçeleri
karıncaların halinden anlar
yaralı şifacılıkla eczalanırım
başlar ayak sesi çalışmalarım
öldüm ben, benimle uğraşmayın-taklit
ahben ne güzel miyim
varlığım kuşlara ve karıncalara bir ders oldu
benimle hatırladılar özgürlük somununu
kuyu klişe ama kuyudayım
kendimin yakubu olup
makpelama varana değin
ağlamak dışındaki ihtimallerim
pek bir çirkinse demek ki
onlarla kimseye elini kestirecek de değildim
ağlayarak seyrelttim içimi
yükün zorluğuna bir delil de benim
ki o ağırlığından sırtlarımızı çatırdatmıştı hepimizin
peygamberler talihi dostum
kağıdı samanın
ahsenü’l-kasas’a uğramadan yazamam bu şiiri
çünkü betimlemem gerekti manzaramı-kuyunun dibi
kabul et belki sonra güzelleşir sulhi abi
gömlek meselesi
bir gülen çıkmadı
kendime yaptığım kötü şakaya
kendim güldüm
bu beni deli yaptı dünyalarında
herkesi dışarı kilitledim
ama ilginçtir yalnız değildim
birbirimizin gömleklerini bağladık arkadan
ve gülüştük
konuşmadan anlaşmıştık
dönme dolaplarınızla işimiz kalmadı
-dertli dolapların
içinedir dönüşü
ışıl ışıldı beton zemin
duvarlar üstümüze gelmiyordu artık
oyalanacak bir şey bulduk
iki kişi bir penelope ediyorduk
biri örüyor öteki söküyordu
gelmeyen ama gelince kimsenin engel olamadığı
bir şeyi bekliyorduk
asıl sabrı buna gösterdik işte dedik
başkasına kalmamacasına
ama ne kadar da uzun sürmüştü zindanlarımız
selam olsun dişçiye diye çıkıp
kendini psikiyatri kliniğinde yatarken bulana
Fatmanur Petek


1 Yorum