
Sırrına ermeye yetmeyecek koşular
Aşsam uzun yolları, bir noktada yetimim
Efsunlu rüyaları bir kenara itecek olsam
Hayır demezdim
Müneccimlerin soruları vardı
Münasebetleri ve gökte yıldızlar
Hepsine bir taç hediye ettim
Kumları eliyorlardı, kumların hülyaları vardı
Bir çölde ellerimle seraba hükmetmeyi seçemezdim
Onlar bir hayatı düşlüyorlardı
Ne Zühre vardı ne Süreyya
Ne bir zici tutsak edebilirdim
Ne de Süreyya’nın gölgesinde kalabilirdim
Seyrin sayfalarını ilmek ilmek işlesem de
Tenim yüzünden bir hayfada boğulabilirdim
Hızır’ın gemileri yok eden ellerinden
Hızır’ın insanları ayakta tutan hallerinden
Bir parça alsam, gökleri yoklasam
Haddimi aşmayarak sahrada bir gece kalsam
Diyemem kendime, ben kimim o kim
Soruya dalmış halde kalabilirim
Eflatundan birkaç kelime, bir durak
İleri sayfada bir ışık bir harf
İlaçları zehir eden ballar
Olamaz, beni diğerlerinden ayıramaz
Oysa ben kendime hasrettim
Kim o, ben mi, hayır ben kim o kim
Baykuşların getirdikleri, baykuşların dönen gözleri
Onların sessiz halleri ve gecelerin bitmeyişi
Ne Hızır’a yol verecek ellerim,
Ne Leyla’nın sessizliğine direneceğim
Kendimi bildim demek isterdim
Ben kim o kim
Rümeysa Asarkaya

