
Göğe en yakın açan
İlahi bahçenin nadide gülü
Değilim, arş çiçeği hiç.
Varlık ağacının
En üst dalındaki gelincik
Hayır, üzgünüm.
Evet, bırakmamalıyım
Kendi heykelimi yontmayı,
Ama bir neşteri kavrarcasına
Nasıl kavrar insan
Ruhun ana vatanını?
Ruhlar indirimdeyse bu akşam
Vitrinler neon ışığında tutuşuyor
Herkes biraz ölü
Herkes biraz reklam.
Cebimde öksüz bir dua
Etiketi düşmüş hakikat
Ruhumu deniyorum
Nedense bol biraz.
Sarkıyor omuzlarımdan sürüleşmek
Dizleri pot yapmış nezaket
İlikleri patlamış samimiyet
Eski bir gömlek gibi
Tam oturuyor bedenime.
Sığmıyorum
Hiçbir ideal insan kalıbına.
Hadi, kapatın perdeleri,
Reklamlar bitti,
Ölüm canlı yayında!
Cebimde öksüz bir dua,
Bahariye’nin sonunda
Bir uçurum gibi dikiliyorum.
Samiri’nin şehre gelişi kutlanıyor
Meydanda bir Boğa…
Sulhi Ceylan
(Yedi İklim, 436. sayı)

