Ben Dua Etmeyi Bilmem

1.

dağılacak bulutlara benziyor yeni gelenler
yağmur yağar mı bugün

sürahide azalan güneş suyu
yeniden dolar mı bugün
ıslıkla giren kedi bakışıyla dönen rüzgâr
serinletmişken üç gece boyu
üç açık pencereden

hiçbir şey yapmadan uçuşabilir mi
tortop kağıtlar masada
havalanır mı sudaki küller
işlenmemiş yazı olmaya
Tanrıdan bir haber olmaz mı tozlu adada

ardarda izlediğim filmler
durmaya gelir mi bugün
hareketsiz tende çarpa çarpa
açılan pencerelerden

dinlediğim rüyaların en açık anlamını
serpiştirir mi yüzüme yağmur
kapalı gözlere kadar açılır mı

kaşıntıyı dindirecek bulutlar mı geçen
aşabilirler mi yatak başlığını
ilikli düğmeleri
daha da sıkar mı boynumdaki atkıyı
yazın yüzünü dağıtacak kadar sıkı

yerlerine çivilenmiş gibi duran
eşya da katılır mı gözetleyici bulutlara
bir adım da olsa rüzgârla
gerekirse fırtına devrim yoluyla

gündelik ihtimaller sana bağlı yağmur
asılı kararlar bütün devrimler
güneş gözlüğünü çıkartmayı bekler
kahveler ve aynalar buluşmayı

“the world war 2” nazi gamalı
“we need peace” tasarımlı çakmak
ters döndü, devrimi böyle başlatıyor rüzgâr
küçük oyunlar kuruyor korkulara silahlara
asırlık sonuçları sezdirmeden

ama yarım kalacak yağmur yağmadıkça

tanrının geçtiği güzergâh yüzlerimiz
yağmur kırmızı halı
Tanrıyı gözü kesmeyenin çağrısı
süt ve sigarada rüzgârın açtığı yara

düşecek yer daha çok
düşer gibi anne rahminden
haykırır mı yağmur düşenleri tutmaya
tutunup tutunamayanlara

gök seccadesini atsın üstümüze
tapınsın yüzlerimizde
Tanrım yakar yakarmayı öğret bize
âmin diyecek trafik ve komşular

yağmur yüzü görmemiş yalnızlık
unuttu tohumlarını aklını kaçırdı
yüzlerce göktaşı aktı bulut gediklerinden
dünyaya çarpmadı
yağmur da ıskalar mı

bu gecenin karşılığı gündüz olmamalı

fabrika yüzlü hortlak şehirlerin
buruşuk tenli toprağı
en erken kaldıran yağmur olmaz mı
güneş kovan ceninleri tutarak nefeslerinden
bir melek gibi istemsiz uyanan
bebeklerden önce

boyadığımız evlerin
boyasını bozar yağmur
güneşin parlattığı karanlığı
kitapların en güzel faciası

unutmak Tanrının unutulmuş adı mı

güldürmek için ev mahkumlarını
hiçbir engel çıkmasın Tanrım önüne
bu gecenin karşılığı yağmur olmaz mı

Emirhan Karakabak

 

DİĞER YAZILAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir