Putperestle Sohbet

Böyle şiir başlığı mı olur, demeyin
Durup bir düşünün.
Zor mu oldu, hemen söyleyeyim,
Mesele ben’le ilgili!

Hem put mu kalmış, yıl 2024
Tanrıyı bile öldürdü Niçe!
Olaysız dağılalım diyeceğim ama
Olaylı ya da değil
Belki bir hayvan
Olabilir insandan efdal!

Demem o ki;
Hiçbir hayvan reddetmez Tanrısını
Üstüne düşen görev neyse…
Ya da kulluk diyeyim de anla
Sağdan say, olmadı soldan
Kaç modern insan, eder bir hayvan?

İnsan çok ama
Neden
Elinde lambayla arıyor birileri
Güpegündüz insanı?

Putperest, putperesti görünce
Saklarmış ya putunu
Bu hem put
Hem balta
Belki de bir şiir.

***

PUTPERESTLER İÇİN ŞİİRİN HİKÂYESİ 

Eski zamanlarda, taptığı ilahının çok değerli bir heykeline sahip bir putperestin hikâyesi anlatılır. Adam heykeli çaldırma korkusuyla bir sandığa kilitliyor ve sadece kutsal günlerde tapınmak için çıkarıyordur. Fakat bir sabah sandığı açtığında gördüğü manzara karşısında dövüne dövüne sokaktan aşağı doğru bağırarak koşmaya başlar: “Tanrım çalınmış, tanrım çalınmış.”

Bu halini gören komşusu; “O’nu kaybettin mi?” demiş.

Adamın endişeli ve bir o kadar da üzgünce “Evet!” demesi üzerine komşusu şöyle mukabelede bulunmuş: “Sonunda O’nu aramaya başlayabileceksin.”

Sulhi Ceylan

(Dil ve Edebiyat Dergisi, 184. sayı)

 

DİĞER YAZILAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir