
Tarihin akışı içinde toplumları şekillendirmeyi başarmış güçlü akımlar, fikirler ve ezoterik inançlar insanın varoluş sürecinde hep önemli rol oynamış. İnsan, tarih boyunca sürekli varlık bilgisini sorgulamış ve bir biçimde kendisini tanımlayacak materyalleri çoğaltma arzusunu korumuş, böylece kendisine birtakım yollar çizmiş. Peygamberlerin buyrukları ve pek tabii dini öğretiler kimi toplumlarda karşılık bulup yerleşik düzeni, hayat prensiplerini, hâsılı insanın dünyada niye var olduğunu tesis etmiş. Fakat tıpkı çıplak ayaklı Sokrat’ın[1] “İnsanın, varlığın ilkesi veya fizikî varlıklar üzerine değil kendi varlığı üzerine düşüp zihin dünyasını keşfetmesi gerekir.” düşüncesinde olduğu gibi bizi “Evrendeki düzenin ve kanunun sebebi akıldır.” fikrine götürmesi ve oradan da “Kendini tanı.” olarak da bugüne kadar gelen görüşü şunu söyler: Kendini tanı varlığı bil; varlığı bil, bilgiye sahip ol.
Bu, insanoğlunun kendisini bilmek istemesindeki arzuyu bir kenara bırakırsak bir başına ulaşılabilecek seviye değil. Burada işin içerisine inançlar girmeli. İnsan haylaz bir varlık olarak kendisini ararken kaygılı ve yanılgı dolu bir yığın fikri nasıl sistematik hale getirecekti? Bu büyük bir soru. Cevabını aramak için inançların birbirlerinden ödünç aldıkları değerler deposuna göz atmakta yarar var. Özellikle ezoterik öğretiler ve doktrinler birçok kaynaktan beslenerek vücut bulmuş bir sistemle toplum mühendisliğini amaçlamış olabilirler mi? Öyle gibi görünse de bazı soru işaretlerini akıllardan silmenin yararı da ortada. Doktrinler ve ezoterik öğretiler başlığını biraz daha açıp meseleye Mazdek[2] yahut Mazdekizm[3] üzerinden yaklaşmak hiç de fena olmaz. Çünkü “evrendeki düzenin ve kanunun sebebi akıldır” meselesi tam da Mazdekizm ve ona benzer doktrinlerin içerisinde mayalanıyor bir bakıma.[4] Nasıl mı? Nasıl olduğunu biraz daha tafsilatlı görelim.
Irak, İran, Horasan ve Kafkaslarda hâkimiyet kurmuş olan Sâsânîler’in (224-651) inancının Zerdüştlük olduğunu biliyoruz.[5] Ruhban sınıfının elinde olan dinin, yönetimde ve günlük hayatta etkisi de su götürmez bir gerçekti. Hükümdar Kubat zamanında (M.S. 488-531) bir din adamı olarak tanıdığımız Mazdek, astrolojik bir kehanette bulunarak kendisini peygamber ilan etmiş ve bozulmuş olduğunu düşündüğü Zerdüştlüğün düzeltilmesi ve yenilenmesi için gönderildiğini söyleyerek din kurucusu olarak ortaya çıkmıştı.[6]
Sonrasında ise fikirleri ve sözleriyle bu inanç sistemine bir tür reform getirdiğini söylemiş kendisine ait (yani aklına ait) yeni bir inancın öğretilerini ortaya koymaya başlıyor gibiydi. Bu artık kaçınılmaz bir biçimde onun aklına tabi olanlar ya da olmayanlar şeklinde ilerleyecek gibi duruyordu. “Bu yeni dinsel fikirler, hükümdar dâhil özellikle alt tabakadakiler olmak üzere geniş kitlelerce kabul gördü. Mazdek kısa zamanda hükümdarın yardımcısı ve hazinecisi oldu. Alt tabakadaki geniş halk kitlesinin Mazdek inancını kabul etmesindeki ana neden, herkesin eşit görülmesi ve servetlerin ortak olmasıydı.”[7]
Mazdek’in yaklaşımları ve getirdiği yenilikler toplumda karşılık bulmuştu ve daha çok yoksul insanlar “evet eşit haklara sahip olmak oldukça konforlu, özellikle zenginliğin, paranın bölüşülmesi fikri müthiş” diye düşünüyordu muhtemelen. Mazdek, insanları kendi aklının bilgisine tâbi kılmayı böylelikle başarmış görünüyordu ve öğretilerini yaymak için kollarını sıvamalıydı. Öyle de yaptı. Öğretilerini nasıl yaydığına geçmeden burada belirmekte yarar gördüğüm Mezdekiyye’nin esas kökeniyle alakalı meseleyi de göz ardı etmemek gerekiyor. Asıl kurucusunun Mezdek’ten iki asır önce yaşayan, Fars ülkesindeki Fâsâ başrahibi (mobâz) Hurragân’ın oğlu Zerâdüşt (Zerdüşt) olduğu ve ona tâbi olanlara Zerâdüştekân denildiği bazı kaynaklarda geçiyor. Bu esasen Mazdek’in reformist hareketinin çok öncesinde Zerdüştlükle alakalı bir bab olsa da TDV İslâm Ansiklopedisi’nde bu bilginin altı çizili.[8] Bu hareketin menşeine dair bazı ihtilaflar da söz konusu olduğundan burada parantez açmakta fayda var. Otakar Klima, Mezdekiyye’yi Sâsânî İran’ında sosyal ve ekonomik şartların beraberinde getirdiği dinî kisve içinde bir içtimaî hareket şeklinde değerlendirirken Arthur Christensen ise Mezdekîliğin her şeyden önce dinî bir akım olup kaynağını Maniheizm’den aldığını, Grekçe kaynaklarda da böyle nitelendirildiğini söylüyor.[9]
“Hareketin doktrini Maniheist olmaktan çok düalist ve genelde gnostiktir.” diyenler de mevcut. Bu görüşe ek olarak Mezdekîliğin taşıdığı çizgiler sebebiyle Maniheizm’e yakınlığı söz konusu edilse de başlangıçta Maniheizm’den çok Zerdüştî bir karakter göstermektedir fikri de ağır basıyor. Bu hareket ilk defa muhtemelen Zerdüştîliği, sınıf engellerini aşıp seçkinci olmayan bir şekilde bütün halka hitap edecek tarzda takdim etme teşebbüsü olarak ortaya çıkmıştı. Çünkü Mezdekîliğin temel görüşlerini teşkil eden mülk ve kadında ortaklık fikri Avesta’da mevcuttu.[10] Öte yandan İbn Hazm’a göre Mezdekiyye âlemin ezelîliği fikrini taşıması sebebiyle dehrîdir. Cemâleddîn-i Efgānî de Mezdekîler’in neycirî yani natüralist olduğunu söylemektedir. Mazdek’in ortaya koyduğu doktrinlerin nasıl yayıldığı konusu da bu bilgiler ışığında açığa çıkıyor esasen. Literatürü taradığımızda aslında Mazdek’in yeni bir şey söylemediği, bulunduğu coğrafyadaki insanlara pek de uzak olmayan öğretileri ve bazı doktrinleri cem ettiği de söylenebilir.[11] Çünkü temeldeki yaklaşımına bakacak olursak aklını referans aldığını, Zerdüştlüğün değiştirilmesi fikrinde açıkça görebiliyoruz. Fakat özde zaten var olan inanç sistemlerini de taklit etmiş olması düşük bir ihtimal değil.
Mazdekizim’in kaynağını deşerken Maniheizm’e ayrı bir parantez açmanın faydalı olacağı da ortada. Halk katında itibar kazanan ve bir biçimde Zerdüştlük üzerinden getirdiği yenilik fikrini insanlara aşılamayı başaran Mazdek, her ne kadar doktrinlerin yayılması konusunda zorluk yaşamadıysa da karşısında beliren çetin bir sorunla baş etmek zorunda kalmıştı. Mazdek’e inanmayan, prestijlerinin sarsılacağını ve halk üzerinde kontrolü kaybedeceklerini düşünen ruhban sınıfı ile Kubâd’ın oğlu Nûşirevân bu yeni inancı kabul etmedi ve onunla mücadele etmeye başladı. Mesele bununla da kalmadı ve daha yüksek tabakadaki insanlar da bu yeni ortamdan çok rahatsız olmuşlardı.[12] Bu onun sonunu hazırlayan nedenlerin başlangıcıydı aslında.
Bugün, Komünizm ve Sosyalizm’in Mazdekî bir kökene dayandığını ifade edenler de var.[13] Eşitlikçi yaklaşım ve sermayenin bölüştürülmesi gibi fikirler Marx ve Engels’ten çok önce ortaya atılmış bir doktrin olarak önümüzde durmaktadır.[14] Özel mülkiyet değil; ortak, kolektif mülkiyet vardır ve bu şekilde insanların insanları sömürmesinin önüne geçilecektir anlayışının temellerini attığını söyleyebileceğimiz Mazdekizm bir taraftan bakarsak komünizmin arkaik hali olarak da görülebilir.[15] Öte yandan Mazdekizm kendinden sonra kurulan birçok bozuk fırkaya ve tarikata da öncül olmuş öğretilerden sayılabilir.[16] Mazdek’in ölümünden sonra eşi Hurreme bint Fâde, adamlarıyla birlikte Madain’den (Irak) Rey (İran) köylerinden birine gidiyor ve bu bölgede Mazdek’in inancını yaymaya başlıyor. Birçok Zerdüşt, bu yeni inancı kabul ediyor.[17] Bunlara zamanla Hurremiyye (Hurremdin) denilmiş. Fakat bunlar inançlarını uzun bir süre gizliyor. İslamiyet’ten sonra (7. yüzyılın ilk yarısından itibaren) önce Irak, İran ve ardından Orta Asya’da farklı zaman ve bölgelerde farklı liderlerin başkanlığında özünde Mazdek inancı olan Hurremiyyeler’in alt grupları İslâmî görünümlü ezoterik tarikatlar ortaya çıkıyor. Bu arada İslâmî görünümlü olmayan Hurremiyye guruplar da yaşamaya devam ediyor.[18]
Buradan da anlaşıldığı gibi bu hareket ezoterik tarikatlar için öncül olmuş ve farklı mezhep bölünmelerine gitmesinin sonucunda yan kollar da oluşmuş, böylelikle Zerdüşlük’te reform hareketi olarak başlayan bu akım bir müddet sonra kendisini de imha etmiş. Esasen devletin baskılarına dayanamayan Mazdek’in köşeye sıkışması ve sahte peygamberliği ortaya çıktıktan sonra da öldürülmesi göz önüne alınacak olursa, onun toplum içine nifak sokan bir başıbozuk olarak da görüldüğü söylenebilir.[19] Yükselen sınıf eşitsizliğinin ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin hat safhaya çıktığı bir ortamda fikirlerinin yeşermesine zemin bulan Mazdek, toplumun bu aşırı uçlarını uyardığı için cezalandırılmış ve soylular tarafından daha en başından itibaren baskılara maruz kalmış biriydi.[20] İnanç ya da hakikat, akıl veya fikir; kısacası farklı öğretileri de içerisinde barındıran bir anlayış ve reformist bakış açısıyla ortaya çıkan Mazdek, izleri silinmiş, üzeri kalın bir tuğla ile kapatılmışsa da dönemi ve coğrafyadaki toplum yapısını anlamak için bir anahtar mahiyetindedir.
Davut Bayraklı
Dipnotlar
[1] Antik felsefede önemli bir dönüşüm gerçekleştiren Yunan filozofu. Milâttan önce 470’te Atina’da doğdu. Babası Sophroniscus taş ustası, annesi Phaenarete ebeydi. Bir süre babasının yanında taşçılık (heykeltıraşlık) yaptı (Laertius, s. 75). İlk Atinalı filozof Anaxagoras’ın öğrencisi olan Archelaos’un yanında öğrenime başladı.
[2] Sâsânîler dönemi İran’ında Kubâd’ın (Kavâd) saltanatı sırasında (488-496, 498-531) yaşayan ve bir çeşit komün toplum yapısını savunan İranlı reformist Mezdek b. Bâmdâd. Ancak asıl kurucusunun Mezdek’ten iki asır önce yaşayan, Fars ülkesindeki Fâsâ başrahibi (mobâz) Hurragân’ın oğlu Zerâdüşt (Zerdüşt) olduğu ve ona tâbi olanlara Zerâdüştekân denildiği belirtilmektedir. İmparator Kavât öğretilerinden etkilenip tesirinde kalınca ülkede karışıklıklar çıkmış sonrasında onun yerine gelen I. Hüsrev Mazdek’i ve taraftarlarını öldürmüştür. Michalengeo Guidi, Mezdek, MEB İslam Ansiklopedisi, 8. Cilt, s, 201, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1979. Kenan Has, Mezdekiyye, TDV İslâm Ansiklopedisi, 36. Cilt, s, 523-524, TDV Yayınları, Ankara, 2009. Prof. Dr. Şinasi Gündüz, Din ve İnanç Sözlüğü, Vadi Yayınları, s, 252, Ekim 1998, Ankara.
[3] Arapça kaynaklarda Mezdekiyye ve Mezâdika, Farsça’da Mezdekân, Batı dillerinde Mazdakisme (Fr.), Mazdakism (İng.), Mazdakiten (Alm.), Türkçe’de Mazdekiyye ve Mazdek dini olarak adlandırılan harekettir. Kenan Has, Mezdekiyye, TDV İslâm Ansiklopedisi, 36. Cilt, s, 523-524, TDV Yayınları, Ankara, 2009.
[4] Esat Korkmaz, Ansiklopedik Zerdüşt Terimleri Sözlüğü, Anahtar Kitaplar, s, 20-21, İstanbul, Şubat, 2004.
[5] Esko Naskali, Sâsânîler, TDV İslâm Ansiklopedisi, 29. Cilt, s, 174-176, TDV Yayınları, Ankara, 2004. Mehmet Mekin Meçin, Zerdüştîliğin Temel Öğretileri, Süleyman Demirel Üniversitesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, s, 3, Isparta, 2019.
[6] Gerald Messaide, Şeytan’ın Genel Tarihi, Kabalcı Yayınevi, s, 415, İstanbul, 1998. Prof. Dr. Şinasi Gündüz, Din ve İnanç Sözlüğü, Vadi Yayınları, s, 252, Ekim 1998, Ankara.
[7] İbrahim Çeşmeli, Erken İslami Dönem Mazdekizm Kökenli Ezoterik Tarikatların Doktrinleri ve Ritüelleri (7-9. yüzyıllar), Art-Sanat 9, s, 62, İstanbul, 2018.
[8] Kenan Has, Mezdekiyye, TDV İslâm Ansiklopedisi, 36. Cilt, s, 523-524, TDV Yayınları, Ankara, 2009.
[9] Michalengeo Guidi, Mezdek, MEB İslam Ansiklopedisi, 8. Cilt, s, 201, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1979.
[10] Mülk ve kadınlar hakkındaki hükümleri ile (hayvanları öldürmek ve etini yemek yasağı gibi) zühd ile alakalı mahiyetteki emirlerinin dinî bir gayesi olan ve bu hususiyeti ile bugünkü içtimai iştirakçilikten açıkça ayrılan bir nazariyedir. Detaylı bilgi için bakınız: Michalengeo Guidi, Mezdek, MEB İslam Ansiklopedisi, 8. Cilt, s, 202, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1979. Kenan Has, Mezdekiyye, TDV İslâm Ansiklopedisi, 36. Cilt, s, 523-524, TDV Yayınları, Ankara, 2009.
[11] Mazdekilik, Mazdek’ten iki asır evvel Zerdüşt tarafından vaaz edilmiş olan Maniheizm’in ıslah edilmiş bir şeklidir. Michalengeo Guidi, Mezdek, MEB İslam Ansiklopedisi, 8. Cilt, s, 202, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1979.
[12] İbrahim Çeşmeli, Erken İslami Dönem Mazdekizm Kökenli Ezoterik Tarikatların Doktrinleri ve Ritüelleri (7-9. yüzyıllar), Art-Sanat 9, s, 62-63, İstanbul, 2018.
[13] Ali Şeriati, Dinler Tarihi II, Fecr Yayınları, s, 184, Ankara, Nisan, 2010.
[14] Mehmet Korkmaz, Zerdüşt Dini ve İran Mitolojisi, Alter Yayınları, s, 74, Ankara, 2010.
[15] Oral Orpak, İran Kimlik İnşasında Zerdüştlük, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, s, 51, İstanbul, 2008.
[16] Zerdüştlüğün diğer başlıca kolları ve Zerdüştlüğün bu kollarla mücadelesi için bakınız: Oral Orpak, İran Kimlik İnşasında Zerdüştlük, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, s, 34; 49, İstanbul, 2008.
[17] Saleh Muhammedoğlu Aliev, Hürremiyye, TDV İslâm Ansiklopedisi, 18. Cilt, s, 500-501, TDV Yayınları, Ankara, 1998.
[18] İbrahim Çeşmeli, Erken İslami Dönem Mazdekizm Kökenli Ezoterik Tarikatların Doktrinleri ve Ritüelleri (7-9. yüzyıllar), Art-Sanat 9, s, 63-64, İstanbul, 2018.
[19] Mazdek’in öldürülmesi hakkında detaylı bilgi için bakınız: İbrahim Çeşmeli, Erken İslami Dönem Mazdekizm Kökenli Ezoterik Tarikatların Doktrinleri ve Ritüelleri (7-9. yüzyıllar), Art-Sanat 9, s, 63, İstanbul, 2018. Kenan Has, Mezdekiyye, TDV İslâm Ansiklopedisi, 36. Cilt, s, 523-524, TDV Yayınları, Ankara, 2009.
[20] Gerald Messaide, Şeytan’ın Genel Tarihi, Kabalcı Yayınevi, s, 145, İstanbul, 1998.


1 Yorum